Dr. Abacı, yenidoğan döneminde yapılan basit tarama ve koruyucu uygulamaların, henüz belirti vermeyen hastalıkları erken dönemde saptayarak kalıcı hasarları ve ölümleri önleyebildiğini ifade etti. Topuk kanı testi, K vitamini uygulaması ve hepatit B aşısının koruyucu hekimliğin temel basamakları olduğunu vurguladı.

“Erken tanı hayat kurtarır”
Topuk kanı testinin bebeğin topuğundan alınan birkaç damla kanla yapıldığını belirten Abacı, bu test sayesinde konjenital hipotiroidi, fenilketonüri, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis ve adrenal hiperplazi gibi hastalıkların erken teşhis edilebildiğini söyledi. Bu hastalıkların doğumda fark edilmediğini ancak tedavi edilmediğinde zeka geriliği, nörolojik hasar ve hayati risklere yol açabildiğini kaydetti.

K vitamini ve aşılar hayati önemde
Yenidoğanların K vitamini eksikliğiyle doğduğunu ifade eden Abacı, tek doz K vitamini uygulamasıyla ciddi kanama riskinin büyük ölçüde önlenebildiğini belirtti. Hepatit B aşısının ise uzun vadede siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıkların önüne geçtiğini dile getirdi.

Aşıların otizme neden olduğu iddialarının bilimsel dayanağı olmadığını vurgulayan Abacı, yapılan geniş çaplı araştırmaların aşılar ile otizm arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

İşitme Kaybı Erken Tanıyla Önlenebilir
İşitme Kaybı Erken Tanıyla Önlenebilir
İçeriği Görüntüle

Hukuki sorumluluk uyarısı
Çocuk sağlığının yalnızca ailelerin tercihi olmadığını ifade eden Abacı, Türk hukukuna göre çocukların devlet koruması altında olduğunu hatırlattı. Çocuğun sağlığını tehlikeye atan durumlarda sağlık tedbiri kararlarının alınabileceğini ve gerekli hallerde mahkeme kararıyla tıbbi müdahalelerin uygulanabileceğini belirtti.

“Koruyucu uygulamalar hayati bir haktır”
Dr. Abacı, bu uygulamaların yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek risklerin önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, bilimsel olarak kanıtlanmış koruyucu adımların uygulanmasının çocuğun temel sağlık hakkının bir parçası olduğunu vurguladı.

Muhabir: Ahmet Çetin