Isparta’da yaşayan 20 yıllık evli Havva ve Yunus Göksel çifti, telsizle başlayan ilişkilerini bugün aynı şehirde yan yana olan kendi işletmeleriyle sürdürüyor. Göksel çifti, ilişkilerinin başlangıcını anlatarak; “Enerjimizi hiç kaybetmedik” dedi.
Isparta’da esnaflık yapan Havva Göksel, gençlik yıllarında başlayan ilişki süreçlerini anlattı. Havva Göksel, “Ben eczanede Yunus’da karşı kaldırımda bulunan takside çalışıyordu. Zamanla bakışmalar yakalıyorduk. Daha sonra sevgilisi sandığım biri geldi Yunus’un yanına. Bu süreçte de bakışmalar devam ediyordu. Durağın üstündeki numaradan çaktırmadan onu aramaya başladım. Biz bir şekilde iletişimi sağlamaya başladık. Fakat ailem bu sevgililik arkadaşlık işine karşıydı. Biz kimseye fark ettirmeden telsiz aldık. Yunus’un arkadaşının fabrikadan boşa çıkmış 3 tane telsizi vardı. 2 tanesini bize verdi. Benimki pembe Yunus’un ki ise maviydi. Bu nedenle birbirimize yalnızca askerdeyken mektup yazdık. Bunun yanında günlüklerimiz de var. Pulları da desenli renkli olanlardan kullanıyorduk. Mesajlarımızı da kaydediyorduk. Bizim isteme aşamamız da bir serüven halinde oldu. Fakat sonrasında babam benim stresime kıyamayarak ilişkimizi onayladı. Sonrasında evlendik. Ben sağlık sektöründeydim. Yunus’da ecza deposunda işe başladı. 13 yıl aynı sektörde devam ettik. Pazarlama sektöründe de çalışıp kendi iş yerimizi açmaya karar verdi. Fakat bu tost dükkanını açtı ama gündüz kapalı yalnızca gece işliyordu. İşyerinde bazı problemler yaşadım. O zaman istifa etmeliyim dedim. 3 yıldır da kendi işyerimde çalışıyorum. Yunus öncesinde marketi sonrasında da tost dükkanını açtı” dedi.
Yunus Göksel ise yıllar içinde ilişkilerini nasıl güçlendirdiklerini anlattı. Yunus Göksel, “Enerjimizi heyecanımızı yıllar içinde kaybetmedik. Ben bu birlikte çalışma işini düşünüyordum. Havva ise kendi işyerini yürütmekten biraz çekiniyordu. 16 yıllık evlilik sonrasında burayı açtık ve burası bize herhangi bir eksi durum yaratmadı. Biz akşamları gezmeye karar verip sabahları giden, otogarda birini uğurlayıp ardından biz de mi gitsek diye düşünen bir çift olduğumuz için her şeyi halledebiliriz gözüyle görebiliyoruz. Birçok insanda olan negatifliği taşımak istemiyoruz. 20 adımlık bile bir mesafemiz olmadığı için birbirimize güzel enerji verebiliyoruz. Ayrı olduğumuz zamanda bile gün içinde telefonla 50-60 defa konuşabiliyoruz. Biz beraber büyüdük. Hayat görüşümüz de dahil her şeyimiz birlikte gelişti. Biz kavga ettiğimizde bile ben uyuyabilen bir insanken eşim öyle değildir. O problem çözülmeden bir sonraki aşamaya geçmek istemiyor. Ben de işin uzamamasını istiyorum. Yanlış bir şey söylemekten korkuyorum. Ben saygıda kusur etmek bir kenara hakaret bile etmedim. Bu alışkanlığım da aile içindeki saygıyı çocuğun anneye ya da babaya karşı nasıl davranması gerektiğini öğretiyor. Bizim seyahat, alışveriş ve yemek en üzerine düştüğümüz alandır. Bir mağazaya ya da pazara gittiğimizde yalnızca Havva değil ben de çok bir yerleri karıştırmayı severim. Dubai maceramızda da büyük bir heyecan yaşadık. Uçak biletinin uygunluğuna göre karar verecektik ve üzerine uygun bir şekilde bulduk. Fakat 2 gün içinde vizeler ve valizleri hazırladık. Yalnızca eşimin vizesi benimkinden önce çıktı benimki ise uçağın kalkmasına 1 saat kala hazır oldu. Biz bir gecede 2-3 yer gezebiliyoruz. Belki bedenen yoruluyoruz ama zihnimiz fazlasıyla dinlenip deşarj oluyor” şeklinde konuştu.








