<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bomba 32 - ISPARTA HABER, Isparta Haberleri, Isparta Son Dakika</title>
    <link>https://www.bomba32.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bomba32.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 06:28:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Astım eğitimi, en az ilaç tedavisi kadar önemli]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/astim-egitimi-en-az-ilac-tedavisi-kadar-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/astim-egitimi-en-az-ilac-tedavisi-kadar-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Alperen Koç, 5 Mayıs Dünya Astım Günü nedeniyle  “Astım” hastalığıyla ilgili bilgiler vererek, astımlı hastaların yaşam kalitesi bakımından konuyla ilgili eğitimlerinin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astımın, akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Dr. Koç, hastalığın en sık görülen belirtilerinin; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürük olduğunu kaydederek şu bilgileri verdi: “Astıma doğru tanı koyabilmek için yakınmaların sorgulanmasının yanı sıra solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla, önemli bir halk sağlığı sorunu olan astımın doğru tanınması, uygun tedavi edilmesi ve toplumun konu hakkında bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması elzemdir.</p>

<p><strong>Astım tedavisinde temel ilkeler</strong></p>

<p>Astım tedavisinin temel amaçları; yakınmaları kontrol altına almak, atakları önlemek ve hastaların, günlük aktivitelerini kısıtlılık yaşamadan sürdürebilmelerini sağlamaktır. Bunun için yalnızca ilaç başlanması yeterli olmayıp nefes açıcı ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması, astımı tetikleyen etkenlerden uzak durulması ve eşlik eden hastalıkların uygun şekilde tedavi edilmesi gerekmektedir. Böylelikle hasta bireylerin çoğu iş, okul ve sosyal yaşamına normal şekilde devam edebilmektedir.</p>

<p><strong>Astım kontrolü ve izlem</strong></p>

<p>Astım kontrolü; gündüz ve gece yakınmalarının olmaması, kurtarıcı ilaç gereksiniminin azalması, günlük aktivitelerin rahat yapılabilmesi ve astım atağı yaşanmaması anlamına gelir. Astım kontrolünü bozan başlıca nedenler arasında ilaçların düzensiz kullanılması, yanlış inhaler tekniği, solunum yolu enfeksiyonları, alerjenler, sigara dumanı ve çeşitli kimyasal maruziyetler yer alır. Buna karşılık sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, obezite varsa kilo vermek ve yaşanılan ortam havasını temiz tutmak astım kontrolünü destekleyen önemli adımlardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Astımda Eğitimin Önemi</strong></p>

<p>Astım yönetiminde eğitim, en az ilaç tedavisi kadar önemlidir. Hastaların; astımın ne olduğu, belirtileri, hangi durumların hastalığı kötüleştirdiği, atak sırasında ne yapılması gerektiği, kullandıkları ilaçların ne işe yaradığı ve nasıl uygulanacağı konusunda bilgi sahibi olmaları gereklilik arz eden hususlardır.</p>

<p>Dünya Astım Günü’nün bu yılki teması <strong>“ASTIMI OLAN HERKES İÇİN ANTİ-İNFLAMATUVAR İNHALERLERE ERİŞİM-HALA ACİL BİR İHTİYAÇ” </strong>şeklinde belirlenmiştir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/astim-egitimi-en-az-ilac-tedavisi-kadar-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/05/poop-8.jpg" type="image/jpeg" length="68565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hepatit A aşısında yerli üretim başladı]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/hepatit-a-asisinda-yerli-uretim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/hepatit-a-asisinda-yerli-uretim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, hepatit A aşısının formülasyon ve dolum aşamalarının ilk kez Türkiye'de gerçekleştirilerek, tüm illerde kullanıma sunulduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, '24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası' nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, aşıların; bireylerin bağışıklık kazanmasını sağlayarak bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığı vurgulanarak, "Sistematik aşılama programları sayesinde birçok hastalık kontrol altına alınmakta ve toplum genelinde sağlık riskleri azaltılmaktadır. Özellikle çocuklar, gebeler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin hekim önerisi doğrultusunda aşılarını yaptırmaları büyük önem taşımaktadır" denildi.</p>

<p><strong>'13 HASTALIĞA KARŞI KORUMA SAĞLANIYOR'</strong></p>

<p>Türkiye'de yürütülen Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) kapsamında; difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, poliomyelit (çocuk felci), hepatit A, hepatit B, suçiçeği, hemofilus influenza tip b (menenjit ve zatürreye yol açabilen Hib bakterisi enfeksiyonu) ve invaziv pnömokokal hastalıklar (zatürre, menenjit ve kana yayılan enfeksiyonlar) olmak üzere toplam 13 hastalığa karşı aşı yapıldığı kaydedilerek, "Erişkin dönemi aşı uygulamalarında ise; sağlıklı erişkinlere 10 yılda bir tetanos-difteri aşısı; gebelere tetanos-difteri, boğmaca ve influenza aşıları ve grip aşıları; 65 yaş ve üzeri bireylere zatürre ve grip aşıları uygulanmaktadır. Risk grubunda bulunan bireylere ise kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, hepatit A, hepatit B, pnömokok, grip (İnfluenza), meningokok (menenjite yol açan bakteri) aşıları önerilmekte ve uygulanmaktadır. Nisan 2025 itibarıyla uygulamaya alınan altı bileşenli aşı (DaBT-İPA-Hib-HepB); difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, hemofilus influenza tip b ve hepatit B hastalıklarına karşı koruma sağlamaktadır. Altı bileşenli karma aşı sayesinde çocuklara daha az enjeksiyonla daha fazla hastalığa karşı koruma sağlanmaktadır" ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'TÜM İLLERİMİZDE KULLANIMA BAŞLANDI'</strong></p>

<p>Hepatit A virüsüyle mücadele kapsamında, hepatit A aşısının 2012 yılında 'Ulusal Aşı Takvimi’ne dahil edilmesiyle birlikte hastalığın görülme sıklığında önemli bir azalma sağlandığı belirtilerek, "Elde edilen bu başarı sayesinde, Türkiye'de hastalığın görülme oranı Avrupa ülkeleri ortalamasının altına gerileyerek dünya genelinde en düşük seviyeler arasında yer almıştı. Sağlık alanında yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar eşliğinde hepatit A aşısında önemli bir aşamaya geçilmiştir. Hepatit A ve suçiçeği aşıları, bir yılı aşkın süredir teknoloji transferi yoluyla yerelleşme kapsamında temin edilmektedir. Bu çerçevede, hepatit A aşısının formülasyon ve dolum aşamaları ilk kez ülkemizde gerçekleştirilmiş olup, tüm illerimizde kullanıma başlanmıştır. Başta kuduz aşısı olmak üzere aşı takvimimizde yer alan tüm aşıların ülkemizde üretilmesine yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Aşı uygulamaları; Aile Sağlığı Merkezleri başta olmak üzere Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Göç Sağlığı Merkezleri, Seyahat Sağlığı Merkezleri ve hastanelerde rutin aşı takvimine uygun şekilde vatandaşlara sunulmaktadır. Ulusal Çocukluk Dönemi Aşı Takvimi ve risk gruplarına yönelik aşıların büyük bölümü Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak uygulanmaktadır" denildi.</p>

<ul>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/hepatit-a-asisinda-yerli-uretim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/04/jhjhjhjhjhjhjhjhjhjhjhjhjhjhjhjh.jpg" type="image/jpeg" length="96233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fazla kilo ve hareketsiz yaşam, kronik ağrı sebebi]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/fazla-kilo-ve-hareketsiz-yasam-kronik-agri-sebebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/fazla-kilo-ve-hareketsiz-yasam-kronik-agri-sebebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Zeynep İnce Keskin, fizik tedavi polikliniklerine başvurunun en önemli sebebinin kronik ağrı şikayeti olduğunu belirterek, “Kronik ağrının önemli nedenleri arsında obezite ve hareketsiz yaşam yer almaktadır.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR)’un; ağrıların azaltılması, hareket kabiliyetinin artırılması ve bireyin günlük yaşamına daha bağımsız devam edebilmesini hedefleyen bir uzmanlık dalı olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Zeynep İnce Keskin, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Bel ve boyun ağrıları, eklem hastalıkları, kas-tendon sorunları, spor yaralanmaları ve felç sonrası rehabilitasyon gibi birçok durumda etkili tedavi sunar.</p>

<p>Fizik tedavi sürecinde amaç sadece ağrıyı gidermek değil, kişinin fonksiyonel olarak iyileşmesini sağlamak ve yaşam kalitesini artırmaktır.</p>

<p>FTR poliklinik başvurularının önemli bir bölümünü kronik ağrı şikâyeti oluşturmaktadır.</p>

<p>Kronik Ağrının önemli nedenleri arsında obezite ve hareketsiz yaşam yer almaktadır.</p>

<p><strong>Obezite (Fazla kilo)</strong></p>

<p>Fazla kilo, özellikle diz ve omurga üzerine binen yükü artırır. Bu durum eklem yıpranmasına, kireçlenmeye ve uzun süreli ağrılara yol açabilir.</p>

<p><strong>Sedanter (Hareketsiz) yaşam</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süre oturmak ve yeterince hareket etmemek kasların zayıflamasına ve duruş bozukluklarına neden olur. Bu da bel, boyun ve omuz ağrılarını artırır.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kilo kontrolü sağlamak ve aktif bir yaşam tarzı benimsemek kronik ağrıyı önlemede büyük önem taşır.</p>

<p>Ağrı şikayetlerinde erken dönemde FTR uzmanına başvurmak, doğru tedavi ile daha hızlı ve kalıcı iyileşme sağlar.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/fazla-kilo-ve-hareketsiz-yasam-kronik-agri-sebebi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/04/lk-20.jpg" type="image/jpeg" length="41341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenidoğan Tarama Testleri Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/yenidogan-tarama-testleri-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/yenidogan-tarama-testleri-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Fendiye Büşra Abacı, yenidoğan tarama testlerinin birçok hastalığın erken teşhisinde hayati rol oynadığını belirterek, bu uygulamaların hem tıbbi hem de hukuki açıdan zorunluluk taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Abacı, yenidoğan döneminde yapılan basit tarama ve koruyucu uygulamaların, henüz belirti vermeyen hastalıkları erken dönemde saptayarak kalıcı hasarları ve ölümleri önleyebildiğini ifade etti. Topuk kanı testi, K vitamini uygulaması ve hepatit B aşısının koruyucu hekimliğin temel basamakları olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Erken tanı hayat kurtarır”</strong><br />
Topuk kanı testinin bebeğin topuğundan alınan birkaç damla kanla yapıldığını belirten Abacı, bu test sayesinde konjenital hipotiroidi, fenilketonüri, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis ve adrenal hiperplazi gibi hastalıkların erken teşhis edilebildiğini söyledi. Bu hastalıkların doğumda fark edilmediğini ancak tedavi edilmediğinde zeka geriliği, nörolojik hasar ve hayati risklere yol açabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>K vitamini ve aşılar hayati önemde</strong><br />
Yenidoğanların K vitamini eksikliğiyle doğduğunu ifade eden Abacı, tek doz K vitamini uygulamasıyla ciddi kanama riskinin büyük ölçüde önlenebildiğini belirtti. Hepatit B aşısının ise uzun vadede siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıkların önüne geçtiğini dile getirdi.</p>

<p>Aşıların otizme neden olduğu iddialarının bilimsel dayanağı olmadığını vurgulayan Abacı, yapılan geniş çaplı araştırmaların aşılar ile otizm arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Hukuki sorumluluk uyarısı</strong><br />
Çocuk sağlığının yalnızca ailelerin tercihi olmadığını ifade eden Abacı, Türk hukukuna göre çocukların devlet koruması altında olduğunu hatırlattı. Çocuğun sağlığını tehlikeye atan durumlarda sağlık tedbiri kararlarının alınabileceğini ve gerekli hallerde mahkeme kararıyla tıbbi müdahalelerin uygulanabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>“Koruyucu uygulamalar hayati bir haktır”</strong><br />
Dr. Abacı, bu uygulamaların yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek risklerin önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, bilimsel olarak kanıtlanmış koruyucu adımların uygulanmasının çocuğun temel sağlık hakkının bir parçası olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çetin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/yenidogan-tarama-testleri-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/04/lssl-3.jpg" type="image/jpeg" length="10233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/kanserde-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/kanserde-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nurgül Yaşar, kanserle mücadelede erken teşhisin ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Yaşar, bireylerin kendilerini sağlıklı hissetseler dahi belirli aralıklarla sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kanserin, hücrelerin genetik yapısında meydana gelen değişiklikler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan ciddi bir hastalık grubu olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Yaşar, bu sürecin zamanla doku ve organlara zarar vererek hayati sonuçlara yol açabildiğini belirtti.</p>

<p>Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın kansere yakalandığını, Türkiye’de ise yüz binlerce yeni vakanın görüldüğünü kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Yaşar, en sık rastlanan kanser türleri arasında akciğer, meme, kolon ve prostat kanserlerinin yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yaşar, “Erken tanı sayesinde hastalık henüz yayılmadan tespit edilebilir. Bu aşamada uygulanan tedavilerle hastalığın tamamen ortadan kaldırılması çoğu zaman mümkündür. Mamografi ve kolonoskopi gibi düzenli tarama yöntemleri, birçok kanser türünün erken evrede yakalanmasına olanak sağlar ve tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde kanser tedavisinin multidisipliner bir yaklaşımla, hastaya özel olarak planlandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Nurgül Yaşar, cerrahi, kemoterapi ve radyoterapinin yanı sıra hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve kişiye özel tedavi yöntemlerinin de etkin bir şekilde kullanıldığını ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Yaşar, “Akıllı ilaçlar olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler doğrudan kanser hücrelerini hedef alıyor. İmmünoterapi ise bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıkla mücadelede önemli avantajlar sağlıyor. Ayrıca gelişen radyoterapi teknolojileri ve robotik cerrahi uygulamalar sayesinde tedavi süreçleri daha konforlu ve etkili hale getirildi. Kanserden korunmada yaşam tarzı da belirleyici rol oynuyor. Sigara kullanımı başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türü için en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilo kontrolü, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve güneşin zararlı etkilerinden korunmanın kanser riskini azaltmada önemli rol oynuyor. HPV ve hepatit B gibi virüslere karşı yapılan aşılar da bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki sağlıyor.”</p>

<p>Açıklamasının sonunda düzenli sağlık kontrollerinin önemine bir kez daha dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nurgül Yaşar, “Kişi kendini sağlıklı hissetse bile düzenli tarama programlarına katılmalıdır. Unutulmamalıdır ki erken tanı sadece tedaviyi kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda hayat kurtarır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/kanserde-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/04/opapooo.jpg" type="image/jpeg" length="58874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dahiliye Uzmanı Mesut Güdek Hasta Kabulüne Başladı]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/dahiliye-uzmani-mesut-gudek-hasta-kabulune-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/dahiliye-uzmani-mesut-gudek-hasta-kabulune-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şarkikaraağaç Devlet Hastanesi’nde göreve başlayan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mesut Güdek, hasta kabulüne başladı; birçok hastalığın tanı ve tedavisinde hizmet verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şarkikaraağaç Dr. Sadettin Bilgiç Devlet Hastanesi bünyesinde İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı olarak göreve başlayan Mesut Güdek hasta kabulüne başladı.</p>

<p>Hastanede yeni göreve başlayan Uzm. Dr. Mesut Güdek’in, dahiliye alanında tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), mide-bağırsak rahatsızlıkları, enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığın tanı ve tedavisinde hizmet vereceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, vatandaşların genel sağlık sorunlarıyla ilgili muayene ve tedavi için hastaneye başvurabileceklerini ifade etti. Yeni hekimin göreve başlamasıyla birlikte ilçedeki sağlık hizmetlerinin daha da güçlenmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/dahiliye-uzmani-mesut-gudek-hasta-kabulune-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/j-24.jpg" type="image/jpeg" length="68553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lise Öğrencilerinden Hastalara Moral Ziyareti]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/lise-ogrencilerinden-hastalara-moral-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/lise-ogrencilerinden-hastalara-moral-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülkent Anadolu Lisesi öğrencileri, sağlık hizmetlerinin kurumsal yapısını ve uygulama süreçlerini yerinde gözlemlemek amacıyla Isparta Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyaret kapsamında öğrenciler, hastanenin işleyişi hakkında yetkililerden bilgi alırken, servisleri gezerek sağlık hizmetlerinin sunumuna ilişkin gözlemlerde bulundu. Program çerçevesinde öğrenciler, tedavi gören hastalara yönelik moral ve destek ziyaretleri de gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, gençlerin yalnızca akademik değil, aynı zamanda insani ve toplumsal duyarlılıklarının gelişimine katkı sağlayan bu tür etkinliklerin önemli olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Gençlerimizin bilinçli bireyler olarak yetişmelerine katkı sunan bu tür buluşmaları son derece kıymetli buluyoruz” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/lise-ogrencilerinden-hastalara-moral-ziyareti</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/opj.jpg" type="image/jpeg" length="89427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşitme Kaybı Erken Tanıyla Önlenebilir]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/isitme-kaybi-erken-taniyla-onlenebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/isitme-kaybi-erken-taniyla-onlenebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Odyoloğu Muhammet Ali Sarı, işitme sağlığının çocukların dil gelişimi, öğrenme süreçleri ve sosyal hayata katılımında belirleyici rol oynadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı, çocukların dünyayı anlamlandırabilmesi ve sağlıklı iletişim kurabilmesi için işitme sisteminin doğumdan itibaren yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye genelinde sürdürülen Ulusal Yenidoğan İşitme Tarama Programı kapsamında, bebeklerin işitme testlerinin doğumdan sonraki ilk günlerde yapıldığını aktaran Sarı, bu testlerin ağrısız, hızlı ve güvenilir yöntemlerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tarama sürecine ilişkin bilgi veren Sarı, ilk testin doğumdan sonraki 24-72 saat içinde yapıldığını, testten geçemeyen bebeklerde ise sonucun kesinleşmesi için belirli aralıklarla tekrar testleri uygulandığını kaydetti. Sarı, üçüncü taramadan da geçemeyen bebeklerin, daha ayrıntılı değerlendirme sağlayan Klinik ABR testine yönlendirildiğini belirtti.</p>

<p>İşitme kaybında erken müdahalenin önemini vurgulayan Sarı, “1-3-6 kuralı”na dikkat çekerek, tüm bebeklerin ilk ayda taramadan geçirilmesi, üçüncü aya kadar kesin tanının konulması ve en geç altıncı ayda tedavi sürecine başlanması gerektiğini ifade etti. İleri derecede işitme kaybı bulunan çocuklar için koklear implant uygulamasının önemli bir seçenek olduğunu belirten Sarı, uygun hastalarda 1 yaş civarında bu tedavinin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Öte yandan, bazı çocuklarda işitme kaybının sonradan gelişebileceğine dikkat çeken Sarı, aileleri risk faktörleri konusunda uyardı. Ebeveynlerin çocuklarının tepkilerini dikkatle gözlemlemesi gerektiğini vurgulayan Sarı, “Yüksek seslere tepki vermeme, sesin geldiği yöne dönmeme, konuşma gecikmesi ve sık tekrar isteme gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerekmektedir. Erken teşhis edilen her işitme kaybı, çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe adım atması için büyük bir fırsattır. SDÜ Hastanesi Odyoloji Birimi olarak her zaman ailelerimizin yanındayız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/isitme-kaybi-erken-taniyla-onlenebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/akl-14.jpg" type="image/jpeg" length="44223"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk Doktoru Yasin Karataş’tan Kızamık Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/cocuk-doktoru-yasin-karatastan-kizamik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/cocuk-doktoru-yasin-karatastan-kizamik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde artış gösteren Kızamık vakaları, sağlık uzmanlarını harekete geçirdi. Özel Medikaya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yasin Karataş, özellikle çocuklarda hızla yayılabilen bu hastalığa karşı aileleri dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Burdur’dan Isparta’ya gelen bir hastada kızamık vakasının tespit edilmesi üzerine tüm sağlık kuruluşları ciddi bir çalışma başlattı. Özellikle çocuklarda çok hızlı yayılan kızamık vakasına karşı ailelere uyarıda bulunan Özel Medikaya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yasin Karataş, kızamığın son derece bulaşıcı bir hastalık olduğunu vurgulayarak, “Kızamık virüsü solunum yoluyla kolayca yayılır. Aşısız çocuklar büyük risk altındadır. Bu nedenle çocukların aşı takvimine uygun şekilde korunması hayati önem taşır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KIZAMIK BELİRTİLERİ NELER </strong></p>

<p>Belirtiler konusunda da uyarılarda bulunan Çocuk Doktoru Yasin Karataş, yüksek ateş, öksürük gözlerde kızarıklık, burun akıntısı ve vücutta döküntülerin kızamığın en belirgin işaretleri arasında yer aldığını ifade etti. Bu belirtileri gösteren çocukların vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna götürülmesi gerektiğini kaydeden Karataş “Ağız içinde Koplik lekeleri adı verilen beyaz noktalar hastalığın önemli erken belirtilerindendir. Virüsle temastan 7-14 gün sonra soğuk algınlığı benzeri semptomlar yüksek ateş, halsizlik, burun akıntısı ve öksürük başlar. Yüksek ateşin 3-5. Gününde, genellikle yüz ve boyun bölgesinden aşağıya yayılan kırmızı lekeler görülür. Döküntüler genellikle 5-7 gün sürer ve solmaya başladığında ateş düşer” dedi.</p>

<p><strong>AŞI EN ÖNEMLİ KORUNMA YÖNTEMİ</strong></p>

<p>Toplumda ne yazık ki aşı karşıtlarının arttığının altını çizen Özel Medikaya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yasin Karataş, bu yönde ailelere çağrıda bulunarak, “Aşı, kızamığa karşı en etkili korunma yöntemidir. Toplum bağışıklığının sağlanması için tüm çocukların aşılanması gerekiyor. Salgın riskini azaltmanın tek yolu budur. Kızamık, özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklığı zayıf olanlar için zatürre gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Özellikle okul ve kreş gibi toplu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve hasta çocukların diğer çocuklarla temasının sınırlandırılması gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/cocuk-doktoru-yasin-karatastan-kizamik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/klkl-10.jpg" type="image/jpeg" length="55431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolorektal Kansere Karşı Uyarı]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/kolorektal-kansere-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/kolorektal-kansere-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Girayhan Çelik, kolorektal kanserlerin büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer aldığını belirtti. Mart ayı “Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı” kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Çelik, erken tanının yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanserlerin dünya genelinde ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında bulunduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çelik, bu hastalıkların kansere bağlı ölümlerin önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Kalın bağırsak (kolon) ve rektumdan gelişen kanserlerin çoğu zaman yavaş ilerlediğini ve uzun süre belirti vermeden gelişebildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çelik, modern tarama yöntemleri sayesinde hastalığın erken dönemde tespit edilebildiğini ve hatta önlenebildiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Poliplerden Kansere Uzanan Süreç</strong></p>

<p>Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğunun bağırsak iç yüzeyinde oluşan ve başlangıçta iyi huylu olan poliplerden geliştiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Çelik, “Bu süreç genellikle uzun yıllar içinde gerçekleşir. Tarama testleri sırasında bu poliplerin tespit edilerek çıkarılması kanser gelişimini tamamen engelleyebilir.” dedi.</p>

<p><strong>Risk Faktörlerine Dikkat</strong></p>

<p>Her bireyde görülebilmekle birlikte bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Çelik, “50 yaş ve üzeri bireyler, ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar, obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip kişiler ile sigara ve alkol kullananların risk grubunda yer alıyor. Ayrıca liften fakir beslenme alışkanlıkları ve Tip 2 diyabetin de riski artırıyor.” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli</strong></p>

<p>Kolorektal kanserin erken evrede çoğu zaman belirti vermediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çelik şunları söyledi: “Dışkılama alışkanlığında değişiklik, uzun süren kabızlık veya ishal, dışkıda kan, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerin ciddiye alınması gerekiyor. Bu tür şikâyetlerde vakit kaybetmeden hekime başvurulması çok önemli.”</p>

<p><strong>Tarama Testleri Hayati Öneme Sahip</strong></p>

<p>Türkiye’de uygulanan tarama programlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Girayhan Çelik, 50 yaş ve üzeri bireylerde yılda bir kez gaitada gizli kan testi yapılmasının önerildiğini kaydederek, “Kolonoskopi ise hem tanı hem de tedavi açısından “altın standart” yöntemdi. Ortalama risk grubundaki bireylerde 50 yaşından itibaren 10 yılda bir yapılması önem arz etmektedir. Tarama işlemlerinin aile hekimlikleri, devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilebilir. Bireylerin kendileri için en uygun yöntemi sağlık profesyonelleriyle birlikte belirlemesi gerekmektedir. Kolorektal kanser riski yaşam tarzı değişiklikleriyle azaltılabilir. Liften zengin beslenme, sebze ve meyve tüketiminin artırılması, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilo korunması ve sigara ile alkol kullanımının azaltılması bu durumda büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda toplumsal farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıyor. Belirti beklemeyin, taramanızı yaptırın. Erken tanı hayat kurtarır.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/kolorektal-kansere-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/kajkj.jpg" type="image/jpeg" length="68791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“3 Haftada Bulaşıcılık Bitiyor Ama…”]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/3-haftada-bulasicilik-bitiyor-ama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/3-haftada-bulasicilik-bitiyor-ama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Merve Erçelik Koncak, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan Tüberküloz hastalığı konusunda bilinçlenmenin önemli olduğunu, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve gece terlemesi, öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, kanlı balgam, göğüs-sırt ağrısı ve nefes darlığı gibi durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğretim Üyesi Merve Erçelik Koncak, şu bilgileri aktardı, “Tüberküloz (Verem), görülme sıklığı ve etkileri nedeniyle, küresel mücadele gerektiren önemli halk sağlığı sorunları arasında bulunmaktadır. Robert Koch tarafından Mycobacterium tuberculosis basilinin keşfedildiği 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl tüberküloz hastalığının sağlık, sosyal ve ekonomik yıkıcı sonuçlarına dikkat çekilmekte ve kamuoyunun hastalık hakkındaki farkındalığının artırılması amaçlanmaktadır.</p>

<p>Tüberküloz hastalığı; en çok akciğerlerde görülmekle birlikte (%60-70) saç ve tırnak hariç tüm doku ve organları tutabilen bir enfeksiyon hastalığıdır.</p>

<p>Hastalık insanlardan öksürme, hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Düzenli ilaç kullanımı ile ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüberküloz hastalığı, tüberkülozla ilgili belirti ve bulguların ortaya çıktığı durumdur.</p>

<p>Tüberküloz hastalığının belirtileri; genel olarak halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve gece terlemesidir. Solunum semptomları; öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, kanlı balgam, göğüs-sırt ağrısı ve nefes darlığıdır. Diğer organları tutan akciğer dışı tüberküloz hastalığında ilgili organa ait bulgular görülebilir.</p>

<p>Tüberküloz hastalığının tedavisi, iki ay 4’lü, dört ay 2’li ilaçla olmak üzere 6 ay sürmektedir ve tedavide kullanılan tüm ilaçlar sağlık kuruluşları tarafından ücretsiz verilmektedir. İlaçların düzenli kullanılması tedavinin başarısı için oldukça önemlidir. Tedavide kullanılan ilaçların eksik alınması ya da düzensiz kullanılması halinde, tüberküloz basili ilaçlara direnç kazanabilir.</p>

<p>Dünyada yaklaşık iki milyar insanın tüberküloz basili ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir. Bu insanların %5-10’unun yaşamlarının bir döneminde tüberküloz hastası olma riski bulunmaktadır. Tüberküloz ile küresel mücadele kapsamında uygulanan etkin tanı ve tedavi programları sayesinde 2000-2022 yılları arasında yaklaşık 75 milyon hayat kurtarılmıştır. Türkiye’de kayıtlı tüberküloz hastası sayısı 2018 ve 2019 yıllarında yıllık 11 binden fazla iken 2020 ve 2021 yıllarında yıllık yaklaşık 9 bindir.</p>

<p>Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan Tüberküloz hastalığı konusunda bilinçlenmeli, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurmalıyız. Bu hastalığa bağlı sağlık sorunlarını, yeti kayıplarını ve ölümleri hem ülkemizde hem Dünyada önleyebilmek, hastalıkla mücadelenin her aşamasına toplumun bir bütün olarak katılımı ile mümkün olacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/3-haftada-bulasicilik-bitiyor-ama</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/j-a-j-a-j-j-4.jpg" type="image/jpeg" length="43107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleceğinizi Duyun: İşitme Sağlığınızı Koruyun]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/geleceginizi-duyun-isitme-sagliginizi-koruyun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/geleceginizi-duyun-isitme-sagliginizi-koruyun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDÜ Hastanesi Odyologu Muhammet Ali Sarı, İşitme Günü ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şu bilgilere yer verdi;]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“SDÜ Hastanesi Odyoloji Birimi olarak, çocuklarımızın ses dolu bir geleceğe sahip olması için yanınızdayız. Çocukların dünyayı anlamlandırması, konuşmayı öğrenmesi ve sosyal bir birey olması sağlıklı bir işitme sistemiyle mümkündür. Bu sürecin en kritik adımı ise doğumdan hemen sonra başlar.</p>

<p>Yenidoğan İşitme Taraması: İlk Adım, İlk Test</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de başarıyla uygulanan Ulusal Yenidoğan İşitme Tarama Programı, bebeğinizin işitme sağlığını güvence altına almayı hedefler. Bu testler tamamen ağrısız, hızlı ve bebek uyurken yapılabilen objektif testlerdir.</p>

<p>Tarama Süreci ve Aşamaları</p>

<p>İlk Tarama (T-ABR): Bebeğiniz doğduktan sonraki ilk 24-72 saat içinde, tercihen hastaneden taburcu olmadan yapılır.</p>

<p>Tekrar Testi: Eğer bebek ilk testten "kaldı" (geçemedi) ise panik yapılmamalıdır. Kulak yolundaki sıvı veya kir bu sonucu etkileyebilir. Bu durumda test genellikle 1 haftalık aralarla 2 kez daha tekrarlanır. Üçüncü tarama testinden de kalırsa o zaman daha üst bir test olan klinik ABR için planlama yapılır.</p>

<p>Klinik ABR (İşitsel Beyin Sapı Cevabı): Üçüncü taramadan da geçemeyen veya risk faktörü taşıyan bebekler, işitme siniri ve beyin sapının sese tepkisini ölçen daha detaylı bir test olan Klinik ABR'ye yönlendirilir.</p>

<p>Altın Kural (1-3-6 Kuralı):</p>

<p>1. Ay: Tüm bebekler işitme taramasından geçmelidir.</p>

<p>3. Ay: İşitme kaybı şüphesi olan bebeklerin tanısı kesinleşmelidir.</p>

<p>6. Ay: Tanı alan bebeklerde tedavi süreci başlamış olmalıdır.</p>

<p>Kritik Eşik (6. Ay): İşitme kaybı saptanan bebeklerin en geç 6. ayda cihazlandırılması, dil gelişimi için temel şarttır.</p>

<p>Koklear İmplant (1 Yaş): Çok ileri derece kayıplarda, hastanemiz 1 yaşında koklear implant uygulamasıyla çocukların sesle buluşmasını hedeflemektedir.</p>

<p>Sürekli Takip: Cihaz veya implant sonrası süreçte, kliniğimizdeki Serbest Alan Testleri ile çocukların ses algılama performansları düzenli aralıklarla kontrol edilmektedir.</p>

<p>Takip Süreleri ve Risk Faktörleri</p>

<p>Bebeğiniz tarama testinden geçmiş olsa bile, bazı durumlarda çocukluk dönemi boyunca düzenli odyolojik takip gerekebilir. Özellikle aşağıdaki "Risk Faktörleri" mevcutsa, çocuğunuzun işitme sağlığı 6 ayda bir veya yılda bir kontrol edilmelidir:</p>

<p>Ailede kalıcı çocukluk çağı işitme kaybı öyküsü.</p>

<p>Bebeğin yoğun bakımda 5 günden fazla kalması.</p>

<p>Doğum sonrası kan değişimi gerektiren sarılık (hiperbilirubinemi).</p>

<p>Gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar (Kızamıkçık, CMV vb.).</p>

<p>Kafa travmaları veya orta kulak iltihabı geçmişi.</p>

<p>Ebeveynlere Not: Çocuğunuz Sizi Duyuyor mu?</p>

<p>İşitme taramasından geçmiş çocuklarda dahi sonradan gelişen işitme kayıpları görülebilir. Lütfen şu belirtilere dikkat edin:</p>

<p>Bebeklerde yüksek sese irkilmeme veya 6. aydan sonra sesin geldiği yöne dönmeme.</p>

<p>Konuşma gelişiminde gecikme veya kelimelerin telaffuzunda bozukluk.</p>

<p>Sık sık "Efendim?", "Ne?" diye sorması veya televizyonun sesini çok açması.</p>

<p>Unutmayın, erken teşhis edilen her işitme kaybı, çocuğunuzun sessiz bir dünyada kalmasını önlemek için bir fırsattır.</p>

<p>SDÜ Hastanesi Odyoloji Birimi olarak, çocuklarımızın ses dolu bir geleceğe sahip olması için yanınızdayız.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/geleceginizi-duyun-isitme-sagliginizi-koruyun</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/d-h-d-h-h-d-d-h.jpg" type="image/jpeg" length="57481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[65 yaş üstüne sosyal ve ruhsal destek]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/65-yas-ustune-sosyal-ve-ruhsal-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/65-yas-ustune-sosyal-ve-ruhsal-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta’da 18–24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası kapsamında, yalnızlıkla mücadele ve ruhsal iyilik için etkinlikler düzenleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta’da 18–24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası kapsamında, yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadele etmesi, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâlinin desteklenmesi amacıyla bir dizi etkinlik ve farkındalık çalışması planlandı.</p>

<p>Dünya genelinde yaşanan sosyoekonomik dönüşümler ile sağlık hizmetlerindeki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına katkı sağladı; buna bağlı olarak 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranı giderek artıyor. Yaşlılık dönemi, bireyin yaşamdan çekildiği bir süreç değil; deneyimlerin olgunlaştığı ve üretkenliğin farklı biçimlerde sürdürülebileceği doğal bir yaşam evresi olarak öne çıkıyor. Ancak bu dönemde ortaya çıkan bedensel, ruhsal ve sosyal değişimler; yalnızlık, sosyal izolasyon ve rol kayıplarıyla birleştiğinde ruhsal sorunlar açısından risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Bu çerçevede, Yaşlılara Saygı Haftası’nın bu yılki teması “Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar” olarak belirlendi. Tema doğrultusunda, yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâllerinin korunması amaçlanıyor.</p>

<p>Hafta boyunca gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında:</p>

<ul>
 <li>Yaşlı bireylere yönelik psiko-eğitim çalışmaları (yalnızlık, depresyon, kaygı ve sağlıklı yaşlanma temalarında),</li>
 <li>Grupla psikososyal destek etkinlikleri (sohbet grupları, duygu paylaşım grupları, yaşam öyküsü çalışmaları),</li>
 <li>Yaşlı bireylerin aileleri ve bakım verenlerine yönelik bilgilendirici toplantılar (iletişim, bakım sürecinde ruh sağlığı, tükenmişlik),</li>
 <li>Huzurevi, yaşlı bakım merkezleri ve toplum temelli kuruluşlarda farkındalık etkinlikleri,</li>
 <li>Yaşlı bireylerin sosyal katılımını artırmaya yönelik atölye ve etkinlikler (anı paylaşımı, sanat, müzik, kuşaklar arası etkinlikler),</li>
 <li>Gerekli görülen durumlarda bireysel danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri planlanıyor.</li>
</ul>

<p>Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde sunulan ücretsiz ruh sağlığı hizmetleri aracılığıyla, yaşlı bireylerin ruhsal durumlarının değerlendirilmesi, riskli grupların erken dönemde tespiti ve gerekli yönlendirmelerin yapılması teşvik ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Mustafa Serhat Küçükcoşkun, İl Sağlık Müdürü olarak yaptığı açıklamada, “Yaşlı bireylerin yalnız bırakılmadığı, desteklendiği ve toplum yaşamının aktif bir parçası olarak var oldukları bir sosyal iklimin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen tüm çalışmalara katkı sunan sağlık personelimize teşekkür eder, yaşlılarımız için ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı bir yaşam temenni ederiz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/65-yas-ustune-sosyal-ve-ruhsal-destek</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 22:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/klalkalklk.jpg" type="image/jpeg" length="47913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağız sağlığının ihmali, çok çeşitli sorunlara yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/agiz-sagliginin-ihmali-cok-cesitli-sorunlara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/agiz-sagliginin-ihmali-cok-cesitli-sorunlara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi Diş Hekimlerinden Buket COŞKUN ve Dilek UĞURLU, “20 Mart Dünya Oral Sağlık Günü” nedeniyle vatandaşlarımızı uyararak ağız ve diş sağlığının ihmale getirilmemesini tavsiye ettiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oral sağlığın, dişlerin ve çevresindeki ağız dokularının fonksiyonel ve hastalıktan arındırılmış biçimde olmasına dendiğini belirten COŞKUN ve UĞURLU, “Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın vazgeçilmez bir parçasıdır. Oral sağlık yüzünden dünya nüfusunun %90’ı risk altındadır. Hayatı doğrudan tehdit etmediği için yeterli önem verilmemektedir, ancak ağızdaki bakteri yükü, kan dolaşımına katılarak vücutta ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Ağız sağlığını ihmal etmek, görünürde küçük bir sorun gibi algılansa da uzun vadede büyük sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Gecikmiş tedaviler fazla zaman ve para gerektirmektedir o yüzden 6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmek elzemdir. Dünya diş hekimliği birliği bu bilinci arttırmak amacıyla 20 Mart’ı Dünya Oral Sağlık Günü ilan etmiştir.” bilgisini paylaştılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/agiz-sagliginin-ihmali-cok-cesitli-sorunlara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/ayayu.jpg" type="image/jpeg" length="25179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İyi Uyu, Daha İyi Yaşa]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/iyi-uyu-daha-iyi-yasa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/iyi-uyu-daha-iyi-yasa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Önder Öztürk, uyku sağlığını bir lüks değil, yaşam kalitesini doğrudan belirleyen hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof.Dr. Öztürk, sağlıklı bir yaşam için kaliteli uykunun önemine dikkat çekmek amacıyla 13 Mart Dünya Uyku Gününde şu bilgileri aktardı;</p>

<p>Yaşamın sessiz kahramanı olan uyku, sadece günün yorgunluğunu geride bıraktığımız bir dinlenme süreci değil; sağlığımızı ayakta tutan, beslenme ve fiziksel aktivite kadar hayati bir temel direktir. Dünya Uyku Günü, bu yıl 13 Mart 2026 Cuma günü 'İyi Uyu, Daha İyi Yaşa' sloganıyla kapılarımızı çalıyor. World Sleep Society tarafından koordine edilen bu küresel hareket, bizleri uykunun onarıcı gücünü keşfetmeye ve daha kaliteli bir yaşamın anahtarının yastığımızda saklı olduğunu hatırlamaya davet ediyor.</p>

<p>Uykunun Onarıcı Gücü: Sağlıklı Yaşamın Temeli; Bilimsel araştırmalar, kaliteli uykunun sadece bir dinlenme süreci değil; fiziksel sağlık ve zihinsel performans için temel bir ihtiyaç olduğunu kanıtlamaktadır. Uyku sırasında beynimiz adeta bir "temizlik operasyonu" yürüterek gün boyu biriken zararlı atıkları temizler, hafızayı güçlendirir ve öğrenilen bilgileri kalıcı hale getirir. Zihinsel tazelenmenin yanı sıra uyku, bağışıklık sistemimizin en güçlü kalkanıdır; vücudun mikroplarla savaşma kapasitesini artırırken, hücrelerin yenilenmesini ve onarılmasını sağlar. Veriler, uykusundan memnun olan bireylerin, olmayanlara oranla %45 daha mutlu ve başarılı hissettiğini göstermektedir. Kısacası; iş verimliliğinden duygusal dengeye kadar hayatın her alanında tam bir iyilik hali sergilemek için kaliteli uyku, elimizdeki en güçlü anahtardır.</p>

<p>Modern Çağın Uyku Çıkmazı: Uyuyoruz Ama Dinlenemiyoruz; Toplumun %97’si uykunun sağlığın temel taşı olduğunu bilse de, her sabah gerçekten "yenilenmiş" uyanabilenlerin oranı sadece %7’de kalıyor. Modern yaşamın stresi ve teknoloji kuşatması, uykunun o eşsiz onarıcı gücünü elimizden alıyor. Oysa yetersiz uyku sadece bir yorgunluk hali değil; vücudun metabolik dengesini sarsarak obezite, diyabet ve kalp hastalıklarına davetiye çıkaran sessiz bir tehlikedir. Uykusuzluk, bedeni olduğu kadar zihni de karanlığa sürükler. 24 saat boyunca uykusuz kalmak, beyinde yasal alkol sınırının üzerinde bir alkol alımıyla eşdeğer bilişsel bozulmalara yol açar; dikkati dağıtır, reaksiyonları yavaşlatır ve güvenliğimizi tehdit eder. Unutmamalıyız ki uyku, sadece bir mola değil; sağlıklı, üretken ve güvenli bir yaşamın vazgeçilmez ritmidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha İyi Bir Yaşam İçin "Altın Uyku" Reçetesi; Hayat kalitenizi bugünden itibaren yükseltmek için uykuyu bir mola değil, bir yaşam biçimi olarak yeniden tanımlayabilirsiniz. Bunun için ilk adım, vücudunuzun doğal saatiyle barışmaktır; hafta sonları dahil her gün aynı saatte yatıp kalkmak, beyninize ne zaman dinleneceğini öğreterek uykunun onarıcı gücünden tam verim almanızı sağlar. İkinci olarak, yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz bir sığınağa dönüştürün; özellikle yatmadan bir saat önce mavi ışık yayan ekranlarla bağınızı keserek zihninizi derin bir huzura hazırlayın. Unutmayın ki kaliteli bir uyku, aslında sabah gözlerinizi açtığınız an başlar; gün içinde hareketli olmak, gün ışığından faydalanmak ve kafein tüketimini yatmadan 8-10 saat önce sonlandırmak gecenizi aydınlatacaktır. Bu eşsiz tazelenme hissi, sadece bir gecelik dinlenme değil, daha uzun ve sağlıklı bir ömrün de en büyük teminatıdır.</p>

<p>Türk Toraks Derneği olarak, bu yıl 13 Mart’ta tüm halkımızı uyku sağlığını bir lüks değil, yaşam kalitesini doğrudan belirleyen hayati bir zorunluluk olarak görmeye davet ediyoruz. Unutmayın; uykunuzdan feragat etmek, aslında sağlığınızdan, mutluluğunuzdan ve geleceğinizden feragat etmektir. Bugün sağlıklı uyku alışkanlıkları için atacağınız küçük bir adım, yarın çok daha zinde, huzurlu ve başarılı bir güne uyanmanızı sağlayacaktır. Unutmayın, sağlıklı bir ömür huzurlu bir uykuyla başlar.</p>

<p>Daha iyi bir yaşam için, bu gece kendinize iyi bir uyku hediye edin!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/iyi-uyu-daha-iyi-yasa</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/iaiaiaiaiaiaiaiaiaiaiiaskkjfkjzsxfhkgmkdkkd.jpg" type="image/jpeg" length="54036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her Nefesiniz Kıymetli: HFNO Artık Yalvaç’ta]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/her-nefesiniz-kiymetli-hfno-artik-yalvacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/her-nefesiniz-kiymetli-hfno-artik-yalvacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği’nde ‘Yüksek Akışlı Nazal Oksijen (HFNO)’ tedavisi uygulanmaya başladığı açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili olarak Yalvaç Devlet Hastanesi’nden şu bilgi verildi:</p>

<p>“HFNO, solunum yetmezliği gelişen veya ciddi nefes darlığı yaşayan hastalara, burundan özel bir aparat aracılığıyla yüksek miktarda, ısıtılmış ve nemlendirilmiş oksijen verilmesini sağlayan modern bir solunum destek yöntemidir. Geleneksel oksijen tedavilerinden farklı olarak daha yüksek akım hızlarında ve kontrollü şekilde oksijen sunar. Bu sayede hastaların kandaki oksijen düzeyi daha etkili biçimde yükseltilirken, nefes alma eforu azaltılır.</p>

<p>Özellikle pnömoni (zatürre), ARDS (akut solunum sıkıntısı sendromu), kardiyojenik pulmoner ödem (kalp yetmezliğine bağlı akciğerlerde sıvı toplanması), KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), interstisyel akciğer hastalıkları (akciğer büzüşmesi ve sertleşmesi), göğüs travmalarında, akciğer kanseri ve palyatif bakımda, pulmoner emboli (akciğer pıhtısı), nöromüsküler (kas-sinir) hastalıklar, post-operatif (ameliyat sonrası) dönem ile girişimsel işlemler (entübasyon-ekstübasyon, endoskopi, bronkoskopi) öncesinde, sırasında ve sonrasındaHFNO’nun önemli bir ara basamak tedavi olduğu belirtiliyor. Bu yöntem, bazı hastalarda yoğun bakım gereksinimini azaltabilmekte ve invaziv solunum desteğine (entübasyon-uyutularak makineye bağlanma) geçişi önleyebilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanemiz göğüs hastalıkları bünyesinde daha önce uygulamaya alınan tanı, takip, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin ardından HFNO’nunda eklenmesiyle birlikte ilçe ölçeğinde ileri düzey solunum destek imkanları önemli ölçüde güçlendirilmiştir.</p>

<p>Göğüs hastalıkları kliniği olarak amacımız, sevk ihtiyacı olmadan bölge halkımızın en modern sağlık hizmetlerine kendi ilçelerinde ulaşmasını sağlamaktır ve bu amaç doğrultusunda kliniğimiz bölge merkezi olma yolunda ilerlemektedir.</p>

<p><em>HER NEFESİNİZ BİZİM İÇİN KIYMETLİDİR.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/her-nefesiniz-kiymetli-hfno-artik-yalvacta</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/iui-2.jpg" type="image/jpeg" length="76807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SDÜ Hastanesi Göz Bankası Yüzlerce Hastaya Görme Umudu Oluyor]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/sdu-hastanesi-goz-bankasi-yuzlerce-hastaya-gorme-umudu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/sdu-hastanesi-goz-bankasi-yuzlerce-hastaya-gorme-umudu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Göz Bankası Müdürü Doç. Dr. Semra Acer, göz bankasının yaklaşık üç yıldır hizmet verdiğini belirterek son iki yıl içerisinde 100’ün üzerinde kornea naklinin gerçekleştirildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Acer, “Daha önce hastalarımız kornea nakli için başka şehirlere gitmek zorunda kalıyordu. Artık hem kendi hastalarımıza hem de diğer şehirlere kornea temini sağlayabiliyoruz.” dedi.</p>

<p>Kornea naklinin halk arasında göz nakli olarak bilindiğini ancak aslında yalnızca saydam kornea tabakasının nakledildiğini ifade eden Doç. Dr. Acer, “Kornea dokusunun bulanıklaşması görmeyi ciddi şekilde azaltır. Bir evin camı gibi düşündüğümüzde, cam kirlenirse dışarıyı net göremeyiz. Kornea da bulanıklaştığında net görme mümkün olmaz. Kornea nakli ise bu camın yeni ve saydam bir camla değiştirilmesi ameliyatıdır.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/3(479).jpg" /></p>

<p>Kornea naklinin yapılabileceği durumlara da değinen Doç. Dr. Acer, keratokonus, kornea distrofileri ve kornea dejenerasyonlarının yanı sıra kimyasal yanıklar, travmalar ve enfeksiyonlar sonrasında gelişen kornea bulanıklıklarında nakil uygulanabildiğini aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/4(384).jpg" /></p>

<p>Türkiye genelinde yaklaşık 10 bine yakın hastanın kornea nakli beklediğini ifade eden Doç. Dr. Acer, bir kişiden alınan iki korneanın iki hastaya umut olabildiğini vurguladı. SDÜ Hastanesi Göz Bankası olarak ülke geneline yaklaşık 250 kornea gönderdiklerini belirten Acer, “Artık hastalarımız başka bir şehre gitmeden kendi şehirlerinde kornea nakli olabiliyor. Hastanın listeye alınmasının ardından genellikle iki ay içinde sıra geliyor ve uygun hastalara yapılan nakiller sayesinde birçok kişi yeniden görme şansına kavuşuyor.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/1(553).jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/sdu-hastanesi-goz-bankasi-yuzlerce-hastaya-gorme-umudu-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/j-a-j-1.jpg" type="image/jpeg" length="76594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SDÜ’de Kanserle Mücadelede Yeni Teknoloji]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/sdude-kanserle-mucadelede-yeni-teknoloji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/sdude-kanserle-mucadelede-yeni-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniğinde, kanser tedavisinde kullanılan yeni nesil radyoterapi cihazı hizmete alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniğinde, kanser tedavisinde kullanılan yeni nesil radyoterapi cihazı hizmete alındı. Teknolojinin en güncel imkânlarıyla donatılan cihaz sayesinde hastalara daha hassas, güvenli ve konforlu bir tedavi süreci sunulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" class="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/1(552).jpg" /></p>

<p>Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zümrüt Arda Kaymak, kliniğin 15 yıldır kanser hastalarının tedavisinde hizmet verdiğini belirterek deneyimli ekipleriyle birlikte yeni cihazı kullanıma sunduklarını ifade etti. Yeni teknolojiyle ilk hastanın tedaviye alındığını belirten Doç. Dr. Kaymak, radyoterapinin kanser tedavisinde en sık kullanılan ve etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/2(544).jpg" /></p>

<p>Yeni cihazın hastalar açısından önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kaymak, “Daha kısa sürede tamamlanan seanslar ve sağlıklı dokuları maksimum düzeyde koruyan milimetrik hassasiyet sayesinde tedavi konforunda artış sağlanabilecek. Gelişmiş görüntüleme ve hedefleme sistemleri sayesinde tümör dokusu milimetrik doğrulukla belirleniyor ve ışınlar yalnızca gerekli bölgeye yönlendiriliyor. Bu da hem tedavi başarısını artırıyor hem de yan etkilerin azalmasına katkı sağlıyor.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/3(478).jpg" /></p>

<p>Radyoterapi sürecine ilişkin de bilgi veren Doç. Dr. Kaymak, kanser hastalarının öncelikle Radyasyon Onkolojisi Polikliniğinde değerlendirildiğini, tedavi kararı verilen hastaların kliniğe ait bilgisayarlı tomografi cihazında görüntülemelerinin alındığını söyledi. Bu süreçte kişiye özel maske ve yatak gibi ekipmanların hazırlandığını belirten Doç. Dr. Kaymak, kanserli dokuların doktorlar tarafından işaretlendiğini ve sağlık fiziği uzmanlarının bilgisayar ortamında radyoterapi doz planlamasını yaptığını aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/4(383).jpg" /></p>

<p>SDÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Taylan Oksay da Radyasyon Onkolojisi Kliniğine kazandırılan yeni cihazın bölgede sayılı merkezlerde bulunduğunu belirtti. Prof. Dr. Oksay, “Teknolojinin en güncel imkânlarıyla donatılmış yeni cihazımızla hastalarımızın seansları daha kısa sürede tamamlanacak. Aynı zamanda sağlıklı dokular maksimum düzeyde korunarak tedavi konforu artırılacak.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/5(319).jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/sdude-kanserle-mucadelede-yeni-teknoloji</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/k-7.jpg" type="image/jpeg" length="11738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Hastalık Belirti Vermeden İlerliyor]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/bu-hastalik-belirti-vermeden-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/bu-hastalik-belirti-vermeden-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğirdir Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Mustafa Yavuz, 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokomun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek erken tanı ve düzenli göz muayenesinin görme kaybını önlemede hayati önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğirdir Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Mustafa Yavuz, 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında yaptığı açıklamada glokom hastalığının erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirterek vatandaşları düzenli göz muayenesi yaptırmaları konusunda uyardı.</p>

<p>Halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokomun, tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen önemli bir göz hastalığı olduğunu belirten Op. Dr. Mustafa Yavuz, hastalığın dünyada geri dönüşü olmayan körlüğün en sık nedenlerinden biri olarak kabul edildiğini ifade etti.</p>

<p>Glokomun en önemli özelliklerinden birinin çoğu zaman erken dönemde belirti vermeden ilerlemesi olduğuna dikkat çeken Yavuz, bu nedenle birçok hastanın görme sinirinde hasar oluşana kadar hastalığın farkına varamayabildiğini söyledi.</p>

<p>Erken tanı ve düzenli göz muayenesi sayesinde glokomun ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Yavuz, özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin, ailesinde glokom öyküsü bulunanların, diyabet veya hipertansiyon gibi sistemik hastalıkları olan kişilerin ve uzun süreli kortizon kullananların düzenli olarak göz muayenesi yaptırmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Mustafa Yavuz, Dünya Glokom Haftası kapsamında toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirterek tüm vatandaşları düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeye davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/bu-hastalik-belirti-vermeden-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/kkklkka.jpg" type="image/jpeg" length="20549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalvaç’ta bir günde 4 sağlıklı bebek]]></title>
      <link>https://www.bomba32.com/yalvacta-bir-gunde-4-saglikli-bebek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bomba32.com/yalvacta-bir-gunde-4-saglikli-bebek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi’nde bir gün içinde 4 sağlıklı bebek dünyaya geldi; anne ve bebeklerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalvaç’ta Yalvaç Devlet Hastanesi’nde son iki yıldır artış gösteren doğum sayıları, geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişmeyle devam etti. Hastanede bir gün içerisinde 4 sağlıklı bebek dünyaya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastane yetkililerinden alınan bilgiye göre, doğumların tümü başarıyla tamamlandı ve anne ile bebeklerin sağlık durumları iyi.</p>

<p>Hastane yönetimi, oluşan tablonun vatandaşların hastaneye duyduğu güvenin ve sunulan sağlık hizmetinin niteliğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Yapılan açıklamada, “Tüm ailelerimizi ve Kadın Hastalıkları ve Doğum ekibimizi tebrik ediyor, dünyaya gözlerini açan bebeklerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyoruz” ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bomba32.com/yalvacta-bir-gunde-4-saglikli-bebek</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bomba32com.teimg.com/crop/1280x720/bomba32-com/uploads/2026/03/uuqu.jpg" type="image/jpeg" length="46036"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
