Zoonozun, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar için kullanılan bir tanım olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akçam, Dünya Zoonoz Günü'nün, Louis Pasteur tarafından kuduz aşısının ilk kez başarıyla uygulandığı 6 Temmuz 1885 tarihine atfen her yıl kutlandığını söyledi.
Bu gün kapsamında düzenlenen etkinliklerin insanlarda korku oluşturmayı ya da insan-hayvan ilişkisini olumsuz etkilemeyi amaçlamaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Akçam, "Amaç, hepimizin refahı ve daha sağlıklı bir dünya vizyonunun gerçekleştirilebilmesine katkı sağlamaktır. Yapılan çalışmalar koruyucu hekimlik anlayışını güçlendirmeye ve toplumu bilinçlendirmeye hizmet etmelidir." dedi.
Prof. Dr. Akçam, zoonotik hastalıklara bakteri, virüs, parazit ve mantarlar başta olmak üzere birçok mikroorganizmanın neden olduğunu belirterek, insanlarda görülen enfeksiyon hastalıklarının yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan 200'den fazla zoonotik hastalık bulunduğunu kaydetti.
Bruselloz (Malta humması), şarbon, salmonelloz, tüberküloz, Crimean-Congo hemorrhagic fever, toksoplazmoz ve kuduzun en sık görülen zoonotik hastalıklar arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Akçam, son yıllarda yaşanan COVID-19 pandemisinin zoonotik hastalıkların oluşturabileceği küresel riskleri bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Mikroorganizmaların sürekli değişim gösterdiğine dikkati çeken Prof. Dr. Akçam, "Zoonozlarla mücadele; başta hekimler ve veteriner hekimler olmak üzere ilgili tüm disiplinlerin birlikte çalışmasıyla başarıya ulaşabilir." ifadelerini kullandı.
6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü'nün temel amacının hayvan sağlığını korumanın aynı zamanda insan sağlığını korumak anlamına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Akçam, "Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklar doğanın ya da can dostlarımızın bize sunduğu bir tehdit değil, biyolojik bir gerçektir. Bu gerçekle savaşmanın tek yolu ise bilgiyi bir savunma mekanizmasına dönüştürmektir. Evcil hayvanlarımızı hastalıklardan, kendimizi ise zoonozlardan korumanın ilk adımı sevgi, son noktası ise bilgidir." dedi.






