8 kardeşli kalabalık bir ailede büyüyen Biçer, öğretmenliğe uzanan yolculuğunun kolay olmadığını belirterek, “Bizim sofralarda herkes ne bulduysa onu yerdi. Hasbelkader öğretmen olduk ama bu süreçte ciddi mücadele verdik. Mardin’de elektriği suyu olmayan bir köyde çocuklara ders anlattım. Her çocuğun eğitime hakkı var. Urfa’dan ayrılalı 33 yıl oldu ama hâlâ öğrencilerim beni arar. Onların hakkını yemediğimi, kapasitelerinin en iyisini vermeye çalıştığımı bilirler. Orada yaşayan çocuklar da algılarını farklı kullanmayı öğrenerek büyümüşler. Pratik zekaları çok gelişmiş oluyor. Milyonda bir çocuk gerizekalıdır milyonda bir çocuk ileri zekalıdır. Çocuğa vizyon katmak ve yönlendirmek ebeveynde başlar ” diye konuştu.
Biçer, görev yaptığı zaman boyunca inancı nedeniyle kimliğini gizlemek zorunda kaldığını da aktararak; “Köyde oruç tutmadığım halde tutuyormuş gibi davrandığım oldu. Fakat tüm gittiğim şehirlerde ayrı şekilde mutlu ayrıldım. Tabi bunun altında bir mücadele var. Çünkü benim içinde bulunduğum alevilik sebebiyle de insanlara karşı mücadelem devam etti. Hala daha öğrencilerim ararlar beni. Yine de alevi olduğumu bilmiyorlar” dedi.
Biçer, öğretmenliğin öğrenciye karşı bir rol model oluşunun meslek sorumlulukları arasında yer aldığını belirterek; “Yürümesi, tebeşir tutması, konuşması başlı başına asaletti. Onu dinlememek mümkün değildi; her haliyle örnek bir öğretmendi. ‘Nasıl öğretmen olacağım?’ dediğimde bana, ‘Dersine giriş çıkışına dikkat edeceksin, planlama kitabını her gün roman gibi okuyacaksın. Dersten çıktığında vicdanen gerekeni yaptım diyebilmelisin’ demişti. Gerçekten de köyde öğretmenlik yaparken bu planlama defteri bizim yol haritamız olurdu” dedi. Eskiden öğretmenlerin öğrencilerini okul dışında da takip ettiğini söyleyen Biçer, “Pastaneye, sinemaya giderdik; çocuk ne yapıyor, kimlerle vakit geçiriyor bilmek isterdik. Çünkü öğretmen sadece sınıfta değil, hayatın her alanında rehberdi” şeklinde konuştu.
O dönemde öğretmene duyulan saygı büyüktü
Isparta’da yaşayan emekli ilkokul öğretmeni Hasan Biçer, 33 yıllık meslek hayatı boyunca Ordu, Kayseri, Mardin ve Urfa başta olmak üzere pek çok şehirde görev yaptı. Çoğu zaman köy okullarında, zor koşullar altında eğitim veren Biçer, “İlk 15 yılım kırsalda geçti. Yol, elektrik yoktu. Köy halkı neyle geçiniyorsa biz de aynı şekilde yaşardık. Ama o dönemde öğretmene duyulan saygı çok büyüktü” dedi.
Muhabir: Ali İhsan Topal
Yorumlar (4)





