KEMERBOĞAZI (YENİCE SİVRİSİ) KÖPRÜSÜNÜN BULUNMASI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR GELİŞME
Erkek | Kadın (Haberi Sesli Oku)
Değerli dostlar,
Eğer bugün Miryokefalon Zaferi Konya, Denizli, Afyon vd. illerde kazanıldı ham hayalleri (iddialar) ile 850 sene önce (17 Eylül 1176) kazanılan bu savaşın yeri hakkında bulanık suda balık avlarcasına ve siyasi lobi faaliyetleriyle tarihi gerçekleri saptırmak istiyorlarsa bunun sebebi; Bizans İmparatoru Manuel'in 17 Eylül 1176'da üzerinden geçtiği köprünün azgın sulara dayanamayıp yıkılması ve çökmesi, balçık altında kalması ve asırlarca üzerinde biriken çamurlarla görünmez hale gelmesidir.
Değerli dostlar,
Sizlere Kemerboğazı Köprüsü ile ilgili aşağıdaki bilgileri verdikten sonra asıl konuya geçmek istiyorum.
Kemerboğazı (veya tarihi adıyla İnce Sırısı / Pontogefura), Eğirdir Gölü ile kuzeyindeki Hoyran Gölü’nü birbirine bağlayan dar boğazın ve bu boğaz üzerinde yer alan antik köprünün adıdır.
Tarihsel ve coğrafi açıdan bu özel yapı ve geçit hakkında öne çıkan önemli bilgiler şunlardır:
1. Stratejik ve Coğrafi Konumu
Eğirdir ve Hoyran göllerinin birleştiği en dar nokta olan Kemerboğazı, antik çağlardan itibaren doğu ile batıyı, özellikle de sahil şeridi ile Anadolu’nun iç kısımlarını (Kilikya ve Konya yönünü) birbirine bağlayan en önemli askeri ve ticari geçitlerden biri olmuştur. Bizans kaynaklarında bu bölgedeki nehir yapısı ve üzerindeki köprü Pontogefura (Boğaz Köprüsü) veya Zompos/Zompi Köprüsü olarak adlandırılır.
2. İmparator 1. Manuel Komnenos ve Köprüden Geçişi
Bizans İmparatoru 1. Manuel Komnenos, Anadolu'daki Türk ilerleyişini durdurmak ve Selçuklu Devleti'nin başkenti Konya'yı ele geçirmek amacıyla düzenlediği büyük seferlerde bu güzergâhı aktif olarak kullanmıştır.
*Tarihi kayıtlara ve askeri coğrafya araştırmalarına göre; bu köprü o dönemde Bizans ile Türk toprakları arasındaki sınır (hudut) hattını oluşturuyordu.
*Manuel, ordusuyla birlikte bu köprünün üzerinden geçerek Türk topraklarına adım atmış ve nitekim kendi mektuplarında ve dönemin tarihçisi Kinnamos'un kayıtlarında, bu hattı geçer geçmez savaş naralarının işitilmeye başladığı aktarılmıştır.
3. Miryokefalon Savaşı ile Bağlantısı
Kemerboğazı ve İnce Sırısı mevkii, Türk tarihi için bir dönüm noktası olan 1176 Miryokefalon Zaferi araştırmalarında çok merkezi bir yere sahiptir.
*Bölgedeki coğrafi yapı (Yenice köyü, Yenice Sivrisi ve Kemerboğazı hattı), İmparator Manuel'in ordusunun tuzağa düşürüldüğü ve Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan tarafından büyük bir bozguna uğratıldığı geçidin tam kendisi veya başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir.
*Manuel'in savaştan önce ve yenilgi sonrasındaki geri çekilme hatlarında bu köprü stratejik bir lojistik üs vazifesi görmüştür.
4. Günümüzdeki Durumu
Göl sularının zaman içinde yükselmesi, havza değişimleri ve yapılan modern müdahaleler nedeniyle antik köprünün orijinal yapısı büyük oranda su altında kalmış ya da tahrip olmuştur. Ancak bölgede yapılan yüzey araştırmaları ve tarihi coğrafya çalışmaları, hem Roma/Bizans dönemine ait devşirme taşların varlığını hem de bu boğazın antik dönem "Kral Yolu" ve askeri sefer güzergâhlarının kalbi olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
ITSO KEMERBOĞAZI KÖPRÜSÜNÜN BULUNMASI İÇİN TARİHİ DESTEK SÖZÜ VERDİ
Değerli dostlar,
Kendisini 10 Temmuz 2026 günü ziyaret ettiğimiz ITSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin Çelik bizi çok önemli bir müjde ile karşıladı.
Yunanca kitabesiyle yazılmış ve günümüz Türkçesine çevrilen Kemerboğazı (Yenice Sivrisi) köprüsünün JİPİA (Radar Sistemi) veya SONAR (Yılan Kamera) cihazlarıyla bulunması için SDÜ ve diğer üniversitelerle görüşme yaptıklarını ve yakın bir tarihte başlayabilecek çalışmada akademisyenlere destek (sponsor) olacaklarını anlatınca heyecanımız doruktaydı.
Geçen seneki (2025) gibi suların en az seviyeye indiği günlerde veya SONAR (yılan kamera) ile tarihte 1614 yılından önce Hoyran ile Eğirdir gölünün tekrar ikiye ayrılması ya da suların en az seviyeye indiği günlerde bu çalışmaya başlanacağını duymak; Türk tarihinin asırlara meydan okuyan Miryokefalon Savaşı için ne kadar hayati önem taşıdığını ITSO yönetim kurulu başkanı Sayın Metin Çelik'ten dinlemek demek, Miryokefalon Zaferini kazanan ve Bizans'ın kilise çanına ot tıkayan Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan ve aziz şehitlerimizin ruh ve mana köküne duyulan tarihi şuur ve ruhun ne kadar heyecan verici olduğunu yaşamak demektir.
Değerli dostlar,
Bir beldenin ilçe ya da şehir olması için en önemli kriterlerden birisi o şehrin eşrafı, ticari ve sanayi erbaplarıdır. İdari yapılanma sonradan gelir.
Özellikle kurtuluş savaşına bakıldığında Milli Mücadele de Anadolu'da başlayan kıvılcım, Ankara ve İstanbul'a kadar uzanmıştır.
Ahi Evran ile Kırşehir'de başlayan ahlak tüm Anadolu'yu kuşatmıştır. Anadolu evliyalarıyla başlayan tarih, milli şuur ve din anlayışı bütün vatan sathında yerini bulmuştur.
Cumhuriyetimizin en önemli sivil toplum kuruluşlarımızdan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Metin Çelik bu tarihi yaklaşımıyla Miryokefalon'a can veren aziz şehitlerimizin ruhlarını muazzez etmiştir.

SAYIN ÇELİK, ATALARIMIZ DER YA;
BAKİ KALAN BU GÖKKUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKMAKTIR.
Unvanlar gelip geçicidir.
Ve yine şairin dediği gibi;
OĞLUM, YA İZ BIRAK, YA KRİZ...
Sizin Miryokefalon Zaferinin en önemli nişanesi ve kanıtı (belgesi) olan bu tarihi köprünün ortaya çıkmasını sağlamaya yönelik katkılarınız her türlü övgüye değerdir.
Bizler, size Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği, TİNGADER, Küresel Akdeniz ve TİNGADER Türkiye dergisi olarak diyoruz ki;
*SELAM SİZE ÜSTÜNÜZDE BÜTÜN BAKIŞLAR,
*VE BİR GÜN GELİR, TARİH SİZİ ALKIŞLAR.






