ustafa Türker, babasının çırağı olarak başladığı pide salonunda lise yıllarından bu yana çalışıyor ve artık usta olarak mesleğini sürdürüyor. Üniversiteye gitmeme kararı alarak burada kalmayı seçtiğini anlatan Türker; “Aslında yaşıtlarım da ben de okumanın bir işe yaramayacağını düşünüyoruz. Gelecekte de bu işi yapacağım” dedi. Türker, meslekte öğrendiklerini şöyle özetledi: “Bu işte sorumluluk almayı, ailemle ve insanlarla iletişimi, disiplinli olmayı, para kazanmayı öğrendim. En önemlisi de küçük kardeşlerime örnek olmayı öğrendim. Bir insanın ‘bu yemek güzel olmuş, beğendim’ demesi benim için çok kıymetlidir. El becerisi ve sabır bu işte çok önemlidir. Benim elim artık tartı gibidir, hamurun miktarını bu şekilde ayarlıyorum; şu ana kadar beni yanıltmadı ve yanıltmaz diye düşünüyorum” dedi.
Yoğun çalışma temposuna rağmen hayatın sadece işten ibaret olmadığını vurgulayan Türker, hobilerine ve gezmeye vakit ayırdığını belirterek; “Yine de bu tempoda hobimden ödün vermemeye çalışarak bir yerleri gezmeye, görmeye gidiyorum. Kardeşlerime de hayatın yalnızca işten ibaret olmadığını göstermek istiyorum. Kardeşlerim de benim çırağımdır. Ben ne yaparsam örnek alacaklarını bildiğim için titizlikle ciddi olmak gereken zamanda ciddi, eğlenmek gereken zamanda da eğlenceyi öğretiyorum” diye konuştu.









