Isparta’ya tavşanıyla fal bakmak için üçüncü kez gelen 3 çocuk babası Ferdi Uyar, 15 yıldır bu işi severek yaptığını söyledi. Uyar, 15 yıldır tavşanıyla birlikte farklı şehirleri gezerek fal bakıyor. Arkadaşlarının önerisiyle bu işe başladığını söyleyen Uyar; “İş güç sahibi değilken bu işe arkadaşlarımın önerisi ile başladım. Meslek yoktu, para da yoktu. Panayırlardan festivallere derken mesleğimi sevmeye başladım. Isparta’ya ilk defa 37 yıl önce acemi birliği için gelmiştim. Daha önce de buraya 2 defa geldim. Bu iş, ekseri olarak kışın öğrenci yazın da suyu sever. Havalar soğumaya başlayınca da duruyoruz. Ayda iki defa tura çıkıyorum. Gittiğim yerlerde ya tanıdıklarımda ya da günlük apartlarda kalıyorum. Gitmediğim memleket sayısı çok azdır. Buraya diplomalısı da geliyor, çocuklusu da. İnsanlar umutlarını yeşertmek için geliyor. Çünkü insan umudunu kaybederse canını kaybeder.” dedi.
Tavşanıyla 4 yıldır birlikte olduğunu belirten Uyar, hayvanının sağlıklı olduğunu ve kendisi için bir yol arkadaşı olduğunu söyledi. “Ev hayvanı olduğu için hastalık kapmıyor. Çok sağlıklıdır. Onunla şehir şehir geziyoruz. Daha önce de çok tavşanım oldu, kendim besleyip yetiştiriyorum. Tavşanım da benim yol arkadaşım. Birlikte şehir şehir geziyoruz. Yanlış düşüncelere kapılabiliyorlar. Hayvanı kullanıyorsun diyorlar. Ben onunla çıkıyorum yola. O beni kullansın ben onu kullanmam. Şakası bir yana ben çalmıyorum, çırpmıyorum. İnsan malına zarar vermiyorum. Onları eğlendiriyorum. Kendime de karşı tarafa da zararım yok. Şükür ki herhangi bir sabıka kaydım da yoktur. Bir de zabıtalar sevmez bizim mesleği. Çok kaçma kovalama oynuyoruz. Ama ekmeğimizin peşindeyken ve insanları mutlu ediyorken bizim pazarımıza karışmaları için bir sebep yok. Namussuz işler yapanları kovalamaları lazım aslında. Bu meslek bana kimseye muhtaç olmamayı da sağlıyor. Ekmek kapım sonuçta benim. Ailemle birlikte yetiniyoruz. 3 çocuğum var” dedi.
İşini severek yapan Uyar, unutamadığı bir anısına değinerek; “Bir müşterim çocuk istiyormuş. Bana fal baktırdı. Aradan 1 yıl geçti ve bir kasa havuçla geldi. Çocuğu olduğunu söyleyerek 1 kasa havuçla geldi. Bu falları tamamen kendim yazıyorum. İçimden geliyor. İlla ki iktisat bilmek için okumak gerekmiyor. Hayat da öğreticidir. Mottom, ‘Ne sihirdir ne keramet, insanın kendisindedir marifet.’ İnsan bir şeyi gerçekten isterse tüm yaşamında onu görür. Ben de bunu sağlamaya çalışıyorum. Eskiden insanlar daha mutluydu. Şimdi mutsuzluk yüzlerden okunuyor. İnsanlar negatifliğin değil pozitifliğin yüzlerine vurulmasına ihtiyacı var” diye konuştu.