Isparta

Isparta'da asırlık kıraathane

Isparta'da yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip kıraathane, dededen toruna uzanan bir aile mirası olarak ayakta kalmaya devam ediyor. İşletmeyi bugün sürdüren Hasan Levent Günüüç, kıraathanenin geçmişten bugüne gelen hikâyesini anlattı.

Abone Ol

İzmir’de yaşarken babasının geçirdiği kaza ve emekliliği sonrası ailesiyle birlikte Isparta’ya döndüklerini belirten Levent Günüüç, “Dedem aslında kavakçılık yapıyordu. O dönem hızarcı da çok azdı. Mahallenin kahve ihtiyacını fark edince, halı dokuma tezgâhı olarak kullanılan bu alanı kıraathaneye çevirmiş. Üst kat evdi, dört odada hep beraber, çok kalabalık yaşardık,” dedi. Günüüç, anneannesinin dönemin şartlarında nasıl fark yarattığını ise şöyle anlattı: “Anneannem çok zekiydi. Evimizde telefon varken başka kimsede yoktu. Mahalleli telefonla konuşmaya bize gelirdi, o da bundan para kazanırdı. Isparta’nın ilk kadın memurudur. Herkes at arabasına binerken bizim otomobilimiz vardı” dedi.
Geçmiş yaşantısında sanat severliği sebebiyle aktrislik deneyimi olduğunu söyleyen Günüüç, “Annem bulaşık yıkıyordu, maddi durumumuz iyi değildi. Uzman çavuş olacaktım ama tek dersten kalınca o da olmadı,” dedi. Kıraathaneyi daha sonra devralan dayısının hastalanmasıyla işin başına geçtiğini belirten Günüüç, “Benim memlekete karşı bir sevdam vardı, bu yüzden burayı devraldım. O dönem yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen üç arkadaştık. Toplumdan biraz ayrık dururduk. Hard rock, heavy metal dinlerdik, Kültür Sineması’na giderdik. Bir arkadaşım film çekmek istedi, ben de oyuncu oldum. Amatör işler yaptık ama diğer arkadaşlar düzen kurdu, ben sanatı sanat için yaptım. Geçim sıkıntısı da oradan başladı ama kıraathane bizim yuvamız oldu” diye konuştu.