Isparta Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Kılıç, arıcılığın tarımla iç içe olduğuna dikkat çekerek, “Artık üreticiler mutlaka bahçelerinin tozlaşmasını arıyla yapmak istiyor. Hem daha kaliteli meyve ve tozlaşma oluyor, hem de ilaç ve hormon kullanılmıyor. Bu yöntemle doğal meyve elde ediliyor, arıcı da polenini alarak üretime katkı sağlıyor. Böylece hem üretici hem arıcı kazanıyor” dedi.
Birliğe kayıtlı bin arıcı bulunduğunu, bu sayının kısa sürede 2 bin 500’e ulaşacağını belirten Kılıç, “Isparta arıcılık için çok uygun bir bölge. Rakımlar çok fazla değişkenlik gösterdiği için çeşitliliğimiz fazladır. Çiçek, kekik, sedir, meşe, kestane, diken, yayla ve kır balı gibi çok sayıda çeşit üretebiliyoruz. Tüketiciler balı mutlaka arıcıdan almalı” diye konuştu.
Kılıç ayrıca arıcılığın sadece bal üretimiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir terapi olduğunu belirterek, “Mesai kavramına sahip insanlar bile iş çıkışı 5-10 kovan alsa gidip bununla vakit geçirse çok güzel bir terapi olacaktır. Artı olarak arı kovanı açıldığı zaman içerisinden çıkan hava koah gibi nefes hastalıklarının önleyicisidir. Kolay kolay bir arıcı kanser olmuş ya da ağır bir hastalık geçirmiş diyemezsiniz. Çünkü zaten onun içinde vakit geçirerek farklı bir hava soluyor. Arılar yetiştirenler için evlat-çocukları gibi oluyor. Zaten arıcılığın yapılamayacak bir tarafı yok. Halk eğitim sürekli olarak kurslar da açıyor. Oralardan eğitimi de uygulamalı olarak görebiliyor. Isparta bu iş için çok uygun. Hevesli olan bir kişi kursta eğitimini aldıktan sonra bir arıcımızın yanında vakit geçirdikten ve birkaç uygulama yaptıktan sonra rahatlıkla kısa sürede öğrenebilir. ” ifadelerini kullandı.
Isparta'da arıcılık gün geçtikçe gelişiyor
Isparta’da arıcılık faaliyetleri her geçen gün gelişiyor. Tozlaşmanın hormon ya da ilaç yerine arılarla yapılması sayesinde hem daha kaliteli ve doğal ürün elde ediliyor hem de üreticiler maliyeti düşürüyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir