Isparta Mimarlar Odası Başkanı Yüksek Mimar Caner Ataseven, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, deprem öncesi alınması gereken önlemlerin önemine dikkat çekti. Ataseven, ihmallerin ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, “6 Şubat bir felaket değil, yıllardır bilinen bir gerçeğin bilerek ertelenmiş sonucudur” ifadelerini kullandı.
Depremlerde yaşanan can kayıplarının büyük bölümünün önlenebilir olduğuna işaret eden Ataseven, “En acı olan, yüz binlerce insanımızın depremden sonra değil, depremden önce kurtarılabilecek olmasıydı. Bugün hepsi hayatta olabilirdi. Bu kader değil, bu bir tercihtir” dedi.
“Isparta’da deprem olur ama yıkıcı olmaz” söyleminin yanlış bir algı olduğunu vurgulayan Ataseven, Isparta’nın tarihsel olarak ciddi depremler yaşadığını hatırlattı. Ataseven, “1417, 1646, 1914 ve 1971 depremleri ortada. Fayların hafızası var ama bizim yok. Asıl soru ‘deprem olur mu?’ değil, ‘hangi yapılar mezara dönüşecek ve neden buna göz yumuldu?’ sorusudur” ifadelerini kullandı.
Deprem sonrası yapılan çalışmaların da sorgulanması gerektiğini belirten Ataseven, kurtarma faaliyetleriyle övünmenin yeterli olmadığını söyledi. “Biz enkazdan kurtardığımız insan sayısıyla gurur duyuyoruz, Japonlar ise depremde yıkılmayan binalarıyla. Övünmemiz gereken, depremde ayakta kalan yapılar ve hayatta kalan insanlarımız olmalıydı” dedi.
Meslek odası olarak deprem hazırlık çalışmaları yaptıklarını ancak yeterli ilginin gösterilmediğini dile getiren Ataseven, 5 Şubat 2023’te düzenlenen deprem hazırlık programına yalnızca iki kamu kurumunun katıldığını hatırlattı. Aradan geçen üç yılda durumun değişmediğini ifade eden Ataseven, “Dün yine aynı gün, yine deprem konulu bir seminer yaptık. Yine iki kurum dışında ne kamu kurumları ne de piyasadaki mimar ve mühendisler katıldı. Bu gerçek, en az 6 Şubat kadar acıdır” dedi.
Deprem bilincinin artırılması gerektiğini vurgulayan Ataseven, sözlerini şöyle tamamladı: “Proje çizen, şantiye şefliği ya da müteahhitlik yapan mimar ve inşaat mühendislerini deprem konusunda eğitemediğimiz sürece, kamu kurumlarını bu konuda harekete geçiremediğimiz sürece afetlerde ölmeye kaldığımız yerden devam ederiz. Bugün burada susarsak, yarın enkazın altında konuşamayız.”





