Deprem sonrası birçok belediyenin kendilerine imkan sunduğunu belirten Zincir, “Hangi belediye kapısını açarsa oraya gidiyoruz. Sadece Isparta değil, Türkiye’nin her yerine gidiyoruz. Depremde dükkanlarımız yıkıldıktan sonra bu destekler bizim için çok değerli oldu. Hatay’ın tatlarını zor şartlarda da olsa taşımaya devam ediyoruz. Lavaşımızı bile Hatay’dan getiriyoruz. Burada ücretsiz ürün teklif edenler oldu ama kabul etmedik. Çünkü oradaki esnafın toparlanması bizim asıl amacımızdır. Burada da kolektif bir desteği sağlayarak ücretsiz ürün dahi olsa Hatay esnafının ekonomisine can katmaya çalışıyoruz. Bu tezgahta 11 kişi çalışıyoruz 9 kişi Hataylı. Ürünlerimizi Hatay’da eşimiz dostumuz üretiyor bizde burada satıyoruz çünkü oradakilerinde ayağa kalkması lazım. Hep birlikte ayağa kalkıp yolumuza devam edebilmek için aramızda bir ağ oluşturduk.” dedi.
Zincir, depremde yaşanan büyük acılara da dikkat çekerek, “Türkiye’de din, dil, ırk ayrımı olmadığını biz depremden sonra anladık. Laz’ından Kürt’üne, Türk’ünden Alevisi’ne kimse birbirini ayırmadı. Hangi bölgeye gitsek herkes elinden geleni yaptı. Manevi destek bize yetiyor. Depremden sonra bu duruma alışan var alışamayan var. Alışanlar artık hayatı vurdumduymaza getiriyor. Nefes alıyorum diye yaşıyorlar. Alışmayanlar ise hala psikolojik tedavi almaya devam ediyor. Bir yandan da hem psikolojisiyle uğraşıp, birçok kayıp vermiş olup birde ailesine bakmaya çalışanlar var. Çok zor Allah’ım kimseye yaşatmasın” diye konuştu.
Hatay’dan gelen ürünlerle fuarda kağıt kebabı, tepsi kebabı, Harbiye kebabı, içli köfte, biberli ekmek, Adana’nın şırdan ve mumbarı ile cağ kebabı sattıklarını belirten Zincir, “En çok ilgi cağ kebabına oldu. Biberli ekmek Hatay’ın lahmacunu olarak bilinir, çökelek peyniriyle yapılır ve yiyeni kolay kolay acıktırmaz. Bu fuarda 4 gün boyunca Isparta halkıyla bir arada olacağız” ifadelerini kullandı.











