“Karşımda aday olan isimlerin tamamı bu odada yıllarca görev almış, yetki kullanmış, imza atmış insanlar. Bugün çıkıp vaat konuşuyorlar.
Ama ben açık konuşurum: Bu esnaf artık masal dinlemek istemiyor.
Ben bu odanın hem geçen döneminde hem bu döneminde en güçlü adayıyım. Çünkü ben koltuk için değil, esnaf için buradayım.
Ben gücümü; alın terinden, sahadan, esnafın duasından alıyorum.
Bugün herkesin konuştuğu tır garajı, Sertur otoparkı, halk otobüslerinin bulunduğu alan…
Bunlar lafla değil, emekle oldu. Belediyemizle birlikte bu işlerin yapılmasında emektarım. Kenardan seyredenler bugün sahiplenmeye çalışıyor.
Şimdi geçmişte bu odada yönetici olmuş insanlar çıkmış,
‘Şoför esnafının sorunlarını çözeceğiz’ diyor.
Soruyorum buradan yüksek sesle:
Yetkiniz varken neden çözmediniz?
Koltuktayken neden suskundunuz?
Eğer ben bu seçimde aday olmasaydım, bugün bu sorunların adı bile anılmayacaktı.
Biz aday olduk, oda hareketlendi.
Biz aday olduk, rekabet geldi.
Rekabet gelince de mecburen çözüm konuşulmaya başlandı.
Benim olduğum yerde bereket olur.
Benim olduğum yerde esnaf ezilmez.
Benim olduğum yerde kimse kapalı kapılar ardında pazarlık yapamaz.
Bazı adaylar durak durak gezip ‘Eksikler bizim eksiklerimizdi’ diyormuş.
Bunu duyan esnaf şunu sorar:
Madem eksikti, niye o gün düzelmediniz?
Bu milletin aklıyla kimse alay etmesin.
Bu şehirde taksiciliği de bilen, tırcılığı da bilen, direksiyon sallamış, yük çekmiş, mazot parasını düşünmüş benim kadar başka biri yok.
Sorunu da ben bilirim, çözümü de.
Ve şimdi buradan açık çağrıdır:
Bu seçim bir başkan seçimi değil,
bu seçim ‘artık yeter’ diyen esnafın sandıkta konuşma seçimidir.
Sandığa gidin.
Oyunuzu kullanın.
Bu odayı yeniden esnafın odası yapalım.
Koltuk için değil,
gelecek için,
onur için,
emeğin hakkı için sandığa gelin.”