Mum üretimine dair araştırma yaparken doğadan gelen “soya mumu” mucizesini keşfettiğini belirten Ergün; “Soya fasulyesinin yağından elde edilen bu mum türü gayet sağlıklı. Eridikten sonra vücuda sürülerek kullanılabiliyor. Diğer mumlar ise parafinden, yani petrolün yan maddesinden yapılıyor ve yakıldığında solunuma zarar verebiliyor” dedi.
Soya mumunun özellikle aromaterapilerde tercih edildiğini anlatan Ergün; “İçine lavanta, okaliptüs gibi yağlar eklenebiliyor. Ben mum yapım sürecini artık felsefi bir hale getirdim. Soya mumunun narin ve hassas yanı, insanın doğal ve saf haline benziyor. İnsan da mum gibi ne kadar yapaylaşırsa kalitesi azalıyor. Bu yüzden araştırıyor, kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Çünkü bu alan tamamen hayal gücüne bağlı, beyni beslemek gerekiyor” diye konuştu.
Ergün, şimdiye kadar mumdan karadut, mandalina, böğürtlen ve yaban mersini reçelleri yaptığını belirterek; “Gerçeğini yapsam bu kadar vakit ayırır mıydım bilmiyorum. En büyük hayalim evimde büyük bir atölye kurup ‘Akasyamum’ markasıyla Isparta’nın mumcusu olmak. Mum benim için kişinin içindeki ışığı yakmak için bir yol. İçinde bir ışık var ve kimsenin söndürmesine izin verme mottosuyla ilerliyorum” şeklinde konuştu.








