Zeynep Aslaner açıklamasında; “Bu işle 2 yıldır uğraşıyorum. İlk önce örgü ile başladım. Örgü çantaların saplarını başka yelerden temin etmek benim için zor olmaya başlayınca ben de bunu evde kendim yaparım dedim. Sonra internetten araştırma yaptım ve videolar izledim. Yapabileceğime inandım. Ben bu işi aslında evimde yapacaktım ama çok gürültülü bir iş. O yüzden apartmanın bodrum katında bana ayrılan bir kısmı atölye yaptım. Orada çalışmaktan çok keyif alıyorum. Alınan hiçbir parça çöpe gitmiyor. En kötü ihtimalle bir bilekliğe yada bir anahtarlığa dönüşüyor. Sürdürülebilirlik açısından herkesin hoşuna gidecek bir alan” dedi.
Üniversitede muhasebe ve finans okuduğunu, yüksek lisans yaptığını belirten Aslaner, “Bu işe başlamadan önce üniversitede muhasebe ve finans okuyarak Master yaptım. Sonra hiç iç açıcı gelmedi. ‘Sanatsal bir yapım var’ dedim kendi kendime. Müzikle ve tiyatroyla da uğraştım. İzmir de operadaydım. Sonrada bu işe yöneldim. Bu işi yaparken deşarj oluyorum kendimi rahat hissediyorum. Tamamen hayal ürünü işler ortaya çıkarabiliyorum” ifadelerini kullandı.
Aslaner, deri çanta üretiminin genellikle erkekler tarafından yapıldığını ancak Isparta’da bu işi yapan kadın sayısının arttığını söyledi. “Ülkemizde bu işi genelde erkekler yapıyor. Ama Isparta’mızda bu işi yapan çok fazla kadın var. Örnek vermek gerekirse Samsun’a gittiğim bir zamanda çantamdaki ufak bir sorun için tamirciye gittim. Bunu ben kendim üretiyorum dediğimde çok şaşırmıştı. Zamanla diğer şehirlerde bu meslekte kadın ortalamasının artacağını düşünüyorum. Zaten şu anda da aşırı bir yönelim var” dedi.