ISUBÜ Öğr. Gör. Şakir Hüseyin AKSÖZ'ün Isparta'nın tanıtım planlamasına ihtiyaç var köşe yazısına Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen'den BU SİZİN AYIBINIZDIR dedi.
Bu sizin Ayıbınızıdr, Başkan Başdeğirmen’den Şakir Aksöz’e..
Başkan Başdeğirmen’den Şakir Aksöz’e cevap, bu sizin ayıbınızdır..
Sayın Şakir Aksöz,
Isparta tanıtımına ilişkin eleştirel yazınızı büyük bir üzüntüyle okudum. Bu talihsiz yazıda şehrin genel bir hastalığından bahsetmiş, enerjiyi bitiren gereksiz gündemlerden dert yanmışsınız. Ancak görüyoruz ki, asıl vizyonsuz gündemlerin ve şehre haksızlık eden o eski, kısır yaklaşımların dışına siz de çıkamamışsınız. Sormak gerekir: Siz hangi şehirde yaşıyorsunuz? Ya da daha doğrusu, gözlerinizin önündeki bu devasa değişimi görmemek için nasıl bir çaba sarf ediyorsunuz?
Bugün Isparta, sizin o bahsettiğiniz fısıltı gazetesi dönemlerini, "plansız, programsız" denilen o eski yılları çoktan geride bıraktı. Eğer bir kentin tanıtımından ve vizyonundan bahsedeceksek, önce o kentin nerede durduğunu, nereden nereye geldiğini doğru analiz edecek bir kapasiteye sahip olmak gerekir.
Isparta’yı sadece 2 saatlik gül bahçesinden ibaret sanan o eski anlayış, bizim dönemimizde yıkılmıştır. Bugün sadece il merkezinde hayata geçirdiğimiz Kirazlıdere, Kirazlıtepe, Andık Deresi ve Bezirgan Şelalesi gibi devasa projeler kendi başına birer çekim merkezi haline gelmiş, şehre gelen yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramıştır. Sadece Cam Teras’tan bugüne kadar 1.1 milyon kişi Isparta’yı izlemiş; komşu illerimiz olan Antalya dahil, insanlar akın akın Isparta’yı merak edip şehrimize gelmektedir. Üstelik bu cazibe merkezlerinin arasına Çünür Tepesi, Gölcük ve Masal Park gibi daha nice büyük projeler eklenmektedir. Dünyada gülün başkenti olan Ispartamıza, bu kimliği taçlandıracak Koku Müzesi’ni kazandıran da biziz.
Köşenizden, "Isparta’ya gelen bir yabancı, Isparta’da ne yiyebiliriz diye soruyorsa bu bizim ayıbımız" demişsiniz. Şakir Bey, siz gerçekten bu şehirde mi yaşıyorsunuz? Bizim kurduğumuz Bezirgan Sofrası’nda Isparta’nın yöresel yemeklerinin, o eşsiz mutfak kültürünün en profesyonel şekilde sunulduğunu bugün bütün dünya duydu, bir tek siz duymamışsınız! Şehrin gastronomi değerlerini dünyaya ilan eden böyle bir markadan bihaber olup, sonra da çıkıp "tanıtım yok" diye ahkam kesmek asıl büyük ayıptır.
Tarihimizi ve geçmişimizi daha iyi anlatabilmek adına attığımız devasa adımları da mı görmüyorsunuz? 15. yüzyılın eşsiz eseri Ulucamimiz yeni restore edilerek ibadete ve ziyarete açıldı. 16. asrın eseri Mimar Sinan Camii dimdik ayakta. Yine 16. asrın mirası olan Üzüm Çarşısı’nda tam 118 dükkan restore edilip halkımızın ve turizmin hizmetine sunuldu. 18. yüzyılın eseri Aya Bania Kilisesi bugün binlerce ziyaretçi kabul ediyor ve tüm ulusal televizyonların ana odağı haline gelmiş durumda. Aya Yorgi restorasyonumuz ise hız kesmeden devam ediyor.
Davraz’dan bahsetmişsiniz; o çok sevdiğiniz profesyonel yaklaşımın arkasında, bizim Davraz Oteli’ni satın alarak turizmde çok daha etkin ve güçlü bir yapıya kavuşturmamızın yattığını da herhalde görememişsiniz.
Siz "Tanıtım planlaması yok" derken, bizim şehir dışındaki vizyoner çalışmalarımızdan da tamamen kopuk olduğunuz anlaşılıyor.
Özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve Bursa gibi metropol şehirlerde büyük toplu organizasyonlar düzenliyor; Isparta’nın potansiyelini, değerlerini ve güzelliklerini hem görsel hem de işitsel olarak en profesyonel sunumlarla kitlelere ulaştırıyoruz. Düzenlediğimiz Uluslararası Gül Festivali ise bugün on binlerce insanı dünyanın dört bir yanından bu şehre çekmektedir. Şehrimize gelen misafirler, Isparta’yı artık şehircilikte, turizmde, tarihte ve gastronomide bir model olarak göstermektedir.
Herhalde bugüne kadar Damgacı Sokak’a hiç girmediniz. Bir üniversite hocası olarak bilginin, verinin ve doğru analizin önemini en iyi sizin bilmeniz gerekir. Ya da köşesinde topluma rehberlik etmesi gereken bir gazeteci olarak, fildişi kulenizden inip şehri biraz gezmeniz icap eder. Sahi, siz hangi alanda, nasıl bir akademik kapasiteyle bu şehrin dinamiklerini yorumluyorsunuz? Hangi gazetecilik vizyonuyla, gözle görülür bunca yatırımı yok sayıp hâlâ eski, olumsuz ezberleri tekrarlıyorsunuz?
Kalkın oturduğunuz yerden! Memleketin bir gazetecisi olduğunuzu sandığınız şehrimizi biraz gezin ve il dışından gelen misafirlerimizle oturup bir sohbet edin. Biz kısır çekişmelerle boşa zaman harcamıyoruz; Isparta’yı geleceğe taşıyoruz.
Peki, siz bugüne kadar bu şehir için, Isparta için ne yaptınız?
SONUÇ OLARAK ;
Bunca emeği, vizyonu ve yatırımı görmezden gelerek yazdığınız bu yazı da sizin ayıbınız olsun.
Şükrü BAŞDEĞİRMEN
Isparta Belediye Başkanı
Şakir Aksöz'ün işte o yazısı
Isparta'nin çok acil "TANITIM PLANLAMASINA" ihtiyacı var..!
Şehrin bugüne kadar "TANITIM PLANLAMASI" hiç olmadı. NEDEN.?
Geçen yazımızda şehrin genel hastalığı üzerinde durmuştuk. Gereksiz gündemler şehri yorduğu gibi enerjisini bitiriyor..
Isparta muhteşem bir coğrafya.. Her köşesi ayrı bir güzellik. Neredeyse 12 ay sadece Türkiye değil Dünya'dan ziyaretçi alabilecek potansiyelde.. Ama bir türlü olmuyor.
Neden?
Nedeni bizde. Şehrin bugüne kadar "TANITIM PLAMLAMASI" hiç olmadı. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı - çalışıyor, emek verdi- veriyor. Ama plansız- programsız olunca istenilen sonuç alınamadı-
alınamıyor. Rastgele bu işler olmuyor. Profesyonel ellerin, akılların devreye girmesi gerekiyor.
Davraz ile ilgili Sami Bey profesyonel yaklaşım ile neler yapılabileceğini gösterdi aslında. Çok güzel gelişmeler var. Ama Sami beyi Isparta'da kaç kişi anladı derseniz:"20 kişiyi geçmez."
Çok acil Isparta'nin "TANITIM PLANLAMASI" nın yapılması lazım. Yoksa şehir çok önemli fırsatları kaybediyor. Kim öncülük yapacaksa- yapsın ama yapılsın.
Gülü ile ilgili ünlü Isparta'ya "Gül mevsiminde gelinir mi? Gelsek ne yapalim?" diye hâlâ soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
"Gül bahçesinde 2 saat yeter, sonra ne yapacaz?" diye soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
" Isparta'da antik kent var mi? Doğası nasılsın?" diye soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
"Isparta'da ne yiyebiliriz?" diye soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
O kadar soru ve devamında ayıbımız var ki...
Turkiye'nin en büyük tur şirketi, bireysel girişimlerle Isparta'ya gül mevsimi turlarını sokuyorsa; bu bizim ayıbımız..
Sonuçta kimseyi suçlamadan önümüze bakalım. Sadece turizm açısından değil; Antalya Isparta için çok büyük pazar. Ama ne kadar varız bu alanda? Neredeyse yokuz.. Olanlar zaten büyüdü gitti, marka oldu.
Kısır çekişmelerle boşa zaman harcamayalım.
Isparta icin oldukça önemli bir konuyu da atlamayalım..
Kurumsal bir yapıya dönelim..





