Eski ustalardan öğrendiği Burdur Alacası dokumasının unutulmaması için çabaladığını belirten Fadime Keskin; “Eski atalarımız da dokurdu. Büyüklerimizden gördük, biz de bu kültürel sanatları gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Alacaya özel dokuma tezgahını öğrenmek oldukça zordur. İlk başladığımda çok karmaşık geldi ama 4 ay eğitim alarak kabiliyetimi kazandım” dedi.
El emeğiyle ürettiği kumaşların yapım sürecinin uzun sürdüğünü anlatan Keskin; “Yaklaşık 100 metre bir alaca kumaşın dokunması 2–3 ayımızı alıyor. Alaca kumaşı birçok alanda kullanabiliyoruz; kıyafet, koltuk örtüsü, peştemal, şal veya deniz kıyafetleri bunlara örnektir” diye konuştu.
Keskin, tamamen pamuk ipliğinden dokunan Burdur Alacası’nın sağlık açısından oldukça kaliteli olduğunu belirterek; “Alacada yüzde yüz pamuk ipi kullanıyoruz. Bu yüzden maliyeti yüksek oluyor ama terletmemesi açısından en değerlisidir. Eskiden pazarlarda sıkça satılır, yeni evlenenler de çok alırdı. Şimdi ise alım azaldı ama ben bu kültürü yaşatmaya devam ediyorum” ifadelerini kullandı.