Alt Geçitte Motosiklet Kazası: 1 Yaralı
Alt Geçitte Motosiklet Kazası: 1 Yaralı
İçeriği Görüntüle

Yaz tatillerini köyünde geçiren Demirekin, annesinden öğrendiği geleneksel yöntemlerle yaptığı tarhana ve bulguru pazarlarda satarak hem kültürünü yaşatıyor hem de aile bütçesine katkı sağlıyor.
Çocukluğundan beri tarhana yaptığını söyleyen Demirekin, yaptığı el emeği ürünü tarhananın yapım aşamasında elleri zarar görse keyif alabildiğini belirtti. Demirekin; “Annemden öğrendim, severek yapıyoruz. Buğdayını kendimiz dövdürüyoruz, değirmende öğüttürüyoruz. Kazanda kaynattıktan sonra tuz ve dereotu ekliyoruz ama içinde bırakmadan kısa süre kaynatıp alıyoruz. Böylece aroma veriyoruz. Ardından ayranla yoğurt, nane ve un ekleyip yoğuruyoruz. Buğday olduğu için un gibi hemen kıvam almıyor, sıcak yoğurduğumuz için ellerimiz bile kabarır. Yorucu görünse de biz keyifle yapıyoruz” dedi.
Demirekin, köyde tarhana yapımının imece usulüyle sürdüğünü belirterek, “Komşularımızla birlikte yoğuruyoruz. Sonra sofra kurup kaymak yağımızla kavuruyoruz. Kazandan çıkan ürüne biz ‘göce’ diyoruz. Ayranla, yoğurtla yenir, yoğurtsuz olmaz. Gelincikliler için vazgeçilmez bir yiyecektir. Hepsi doğal olduğu için sağlıklıdır, tok tutar, bağışıklığı güçlendirir” diye konuştu.
Tarhananın güneşte kurutulma aşamasına da dikkat çeken Demirekin, “Sabah erken saatlerde dama seriyoruz. Hava yağışlı olursa tarhana bozulur, aşırı sıcak olursa kararır. Ne çok sıcak ne de soğuk olacak. En uygun dönem Ağustos’un 10’undan sonrası. Yapım süreci 15-20 gün sürüyor. Biz bunun yemeğini yaparız. Börülce, lahana, kurutulmuş biber ve kaburga koyarız. Sabahtan akşama kadar sobanın üstünde pişiririz. Geleneksel olarak her yıl yapıyoruz” dedi.

Muhabir: Nurettin Arkan