Kıyafet pazarının kendine özgü bir müşteri kitlesi olduğunu anlatan Mustafa Güngör; “Yaptığım işten memnunum fakat sezon değişikliği dönemlerinde potansiyel düşüyor. Yine de zevkli ve keyifli bir iş, hobi gibi yapılabilir. Sabit müşterilerim olduğu için mağazalar ya da AVM’ler beni etkilemiyor. Yerlisi de geliyor, yazın yurt dışından gelenler de oluyor. Mallar genellikle orta kalite, fiyatlar da bu yüzden uygun. Her tezgahın fiyatlandırması farklıdır” dedi.
Moda takibini işin püf noktası olarak tanımlayan Güngör, “Türkiye’de moda İstanbul’da doğar, sonra diğer şehirlere dağılır. Bu işin zorlukları elbette var ama ben çok sevdiğim için bana kolay geliyor. Bana göre hobi olarak bile yapılabilir” diye konuştu.
Eski dönemlerde çocuk alışverişleri için bayram yoğunluğu yaşadıklarını anlatan Güngör; “Eskiden bayram arifesinde yaşanan yoğunluk artık kalmadı. Önceden çocuk ürünleri de getirirdim, çok talep olurdu ama artık insanlar dolapları dolu olduğu için yenisini almıyor. Ben de çocuk ürünlerinden vazgeçtim. Günümüzde daha çok çocuklu aileler geliyor ama alışkanlıklar değişti. İnsanların artık dolapları dolu. Haliyle de kıyafetler eskimeden yenisini almak istemiyor” ifadelerini kullandı.








