Kara, mesleğini Yalvaç köyündeki bir kahvede amcası ve dayısının yanında öğrendiğini anlattı.

Kara; “Tepsiyi taşımayı, çay doldurmayı onlardan öğrendim. Başta tepsi çok ağırdı, sıcak çaydan elim yandı ama zamanla alıştım. Uzun süre çalıştıktan sonra merkezde kendi çay ocağımı açtım ve iş düzenine alışmak da zaman aldı. Eleman olarak çalışmak ile işletme sahibi olmak arasında büyük fark var ama insanlarla iç içe bir meslek olduğu için kısa sürede kaynaştık ve beni benimsediler. Yaşım küçük olduğu için hem saygı duyuyorlar hem de bir kardeş gibi görebiliyorlar” dedi.

Kara, mesleğin hem zor hem keyifli yanlarına da değinerek; “Havalar soğuduğunda çayla birlikte insanların içleri de ısınıyor, mutlu oluyorlar. Çayım 7,5 liradan satılıyor. Bazen pazarlara çay götürdüğümde ürünle ödeme teklif edenler oluyor, kabul etmesem de hem komik hem de düşünceli bir durum oluyor. Meslek sporu da içeriyor; sağa sola koşmak ve çayı yetiştirmek stresli ama keyifli. Genel olarak 200-300 metrelik bir alana bakıyorum ve esnafın derdine ortak oluyoruz. İnsanların bana güvenmesi gurur veriyor. Bu meslek bana sorumluluk, sabır ve insan ilişkilerinde deneyim kazandırdı” diye konuştu.

Motorine zam geliyor
Motorine zam geliyor
İçeriği Görüntüle

0498C1D8 E304 48E6 90Dc Acfc1B7961D5B3C5A8D9 0250 401D A927 3Aa9Bf1502B58C39E1B9 Bdcc 403B 82Fd 3Ca913Cc6252

Muhabir: Kübra Kevser KARATAŞ