Yakaavşar Köyümüzün 1840 yılı nüfus defteridir.

Bu köyümüzün yerlerini yaklaşık 6 yıl önce gezdik, tv programı yaptık, arşivlerden erişebildiğimiz kayıtları paylaştık kitabımızda da yayınlamıştık.

Köyün adı arşivlerde Avşar Karyesi adıyla, 1481-1502 arası defterde 34 hane, 2 mücerred olarak görünmektedir.

1522 tarihli arşiv defterinde Karye-i Afşar, 90 nefer, 68 hane görünmektedir.

1568 tarihli arşiv defterinde Karye-i Avşar olarak emin olmamakla birlikte hatalı okuma payım açık vaziyette, 5 neferan, 4 hane görünmektedir.

1568 yılındaki bu köy Afşar ise sayısı bu tarihte çok azdır. Bu tarihten 1800’lere kadar köy ile bir bilgiye sahip değiliz. Çünkü defterlerin tutulmadığı ve kapalı bir dönemdir. Bu dönemden sonra aslında Avşar yeniden doğmuş oluyor ve adına da “Yaka” eklenmiş olarak karşımıza çıkıyor. İsminden anlaşılacağı üzere Avşar kesinlikle en eski boy köylerimizden bir tanesidir.

1568’den sonrasında Avşar’da bir değişim var. Çünkü 16.yüzyılda muhtemel köy yerinde de bir değişim olmalı. Ayrıca sosyal demografik izlenimde köyün çok sayıda göç aldığını düşünüyorum. Köylüler köyün eski mezarlığının şimdiki okul civarı olduğunu anlattılar. Keşke eski mezarları gör-me imkanımız olsaydı. Çünkü yeni mezarlıkta çok eski tarihli mezarlar göremedim. Bu da tarihlendirme de fikir yürütmemize engeldi. Köydeki dil ve şîve Kâtip ve Koçular ile benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla aynı menşei göç yine bu köyde de karşımıza çıkıyor. Peki Avşar’a nereden göç ettiler. Bu sorunun cevabı aslında bölgedeki göç hareketinin de çözümü olacaktır. Ancak delillendiremediğimiz bu göçün, yani Koçular, Kâtip, Yakaafşar, Karağı gibi köylerimize daha öncesi Balkanlardan olmak üzere Kartoz’dan bir göç. Bütün göçlerin temel çıkış noktasının Kartoz olduğunu düşünüyorum. Çünkü Direskene Köyü’nde ve çoğu köylerimizde olduğu gibi “Kartozluoğlu” lâkaplarıyla karşılaşıyorum. Ayrıca 1845 yılındaki kayıtta “Muntak” lâkabını görüyor ve Yakaafşar “Mantaklar Mahallesi’nin” kuruluşunu gerçekleştiren baş aktörlerden birine rastlıyoruz. Bu durum Kartoz göçlerinin 1820-40 tarihleri arasında olabilme ihtimalini gösteriyor. Yine bu dönemlerde köy yerinde hastalık kaynaklı değişimler olsa da köy çok uzağa taşınmamıştır. Bugün biraz düzlük alanda olan evlerin dönemde yukarıda olduğunu düşünmek daha anlamlıdır. Köyün yeni dönem kuruluşunda sadece Kartoz üzeri göç değil, çok sayıda Yörük yerleşmesi olduğunu, Yörük lâkaplarından anlayabiliyoruz.

Ayrıca çalışmalarımda şahsıma en büyük, en sevecen desteği, beni tanımamalarına rağmen bu köyden aldığımı da söylemeden geçemeyeceğim.

Köyün adının 1714 yılında Yakafşar olduğunu gösteren bir vesika bizi bilgilendiriyor. 1714 yılında Osman adlı bir köy sakininin talebiyle, Doğancıoğlu Musa ve İsmail ve eşlerinin soy meselesiyle ilgili duruşmadan çekildiklerini Kadı Abdülharül’ün arz etmesi yer almaktadır. Yani soydan kaynaklı bir mahkeme olmuş ve bundan vaz geçildiği yazılı.

Peki bu ne olabilir? Özellikle bu tarz belgeleri paylaşıyorum ki belki köylülerden kulak aşinalığı ve duyan olmuş olabilir. Doğancıoğlu adında bir soy – sülale olduğunu görüyoruz. Doğancıoğlu Musa ve İsmail’in böyle bir mahkemesinin olması akla ilk önce mirastan hak talebini getirse de başka bir sebepten de olabilir.

Bizim ilgilendiğimiz nokta ise bu tarihte Yakaafşar adının geçmesi ve şimdilik bu tarihe kadar köyün adının görülebilmesidir. Ayrıca çok önemli bir nokta da şu ki Yakaafşarlı köy sakini Osman Ağa için ÇİL CEMAAT ahalisinden der. Burası çok önemli bir detaydır. Çil cemaati kimdir? Ne demektir? Çil cemaati ahalisinin Yakaafşar’da işi ne? Cemaat deyince dini bir topluluk, tarikat akla gelmesin, buradaki cemaat aşiret anlamındadır. Yani Çil aşireti bu tarihte Yakaafşar’da var ve bu belge bunun ispatıdır. Çil için anlam olarak aşağıdaki kaynak; Ahterî mahlaslı lügat âlimi(Sözlük Yazarı) Muslihiddin Musta-fa bin Şemseddin Karahisârî (d. 1496, Afyonkarahisar, ö. 1561, Kütahya) Arapça-Türkçe Ahterî-i Kebîr sözlüğünde; Çil ( چل ) kelimesini açıklarken Türk ve Rum milletlerini örnek verir: “Çîl:Cemaat ve nâstan(halk) bir sınıf adamlar... Çîl Türk-lerin bir neslidir, bir millettir. Rumlar ayrı bir nesildir, bir mil-lettir, der. Ayrıca; Çil ile adı geçen Yörükan İsimleri mevcut olup, kaynaklarda geçenler şu şekildedir. ”Çilalioğlu (Harbendeli aşireti) , Çilibrahimoğlu (Harbendeli aşireti), Çilkadiroğlu(Harbendeli aşireti) , Çillioğlu(Karakeçili Şehitli Aşireti), Çiloğlanoğlu(Salur Türkmeninden Sarıtekeli Aşireti ve Karakeçili Şehitli Aşireti), Çiloğlu (Harbendeli aşireti, Karakeçili aşireti-Veliler cemaati ve Akkoyunlu yörükleri Alanyundlu Cemaati Gök Musalı Aşireti) Hacıçiloğlu(Karakeçili Şehitli Aşireti)”

Yine 18.yüzyılda Badıllı yani Beğdilli aşiret reislerinden İbrahim’inde mahlası Çil İbrahim’dir. Bugün Isparta ve civarındaki Çil soyadını taşıyanlar atadan soruştururlarsa bu aşiretin mensuplarından olma ihtimali vardır. Benim anladığım şudur ki Yakaafşar’da 1700’lü yıllarda yörük olan Çil aşireti, Çil yörükleri, Çilliler gibi yörükan taifesi yerleşmiş idi. Peki Doğancıoğlu soyu nedir? Doğancıoğlu Musa’dan bahseden vesikaya göre burada bu lakap ve soydan insanların varlığı anlaşılıyor. Bunun Yakaafşar’la bağını araştırdığımızda çok manidar bir yere gidiyoruz.

Doğancıoğlu 15.yüzyılda (1400’ler) Antakya’da Avşar Türkmen Beyidir. Ölümüyle birlikte yerine Gündüz Bey geçer. Gündüzlü Avşarları olarak anılan bu aşiret Dulkadir ve Ramazanoğullarına bağlı olarak Adana civarında varlıklarını sürdürmüşlerdir. Osmanlı idaresine gelindiğinde çok sayıda Avşar İran’a göç etmiş kalanlar ise sahil hattından Konya sancaklarına kadar yayılarak yurt edinmişlerdir. Yakaafşar’da bu mahlası sülaleyi görünce insan acaba dedelerinin lakaplarını mı taşıyorlar diye düşünmüyor değil. Aslında bu sadece Yakaafşar’ı değil diğer köyleri de ilgilendiren bir durumdur.

1845 YAKA AFŞAR SÂKİNLERİ

Hane 1-Ziraatçi Karye-i mezbur imamı Hacı İsmail Efendi

Hane 2-Ziraatçi Ecir oğlu Musa

Hane 3-Ziraatçi Musa oğlu Ahmed

Hane 4-Tahtacı Çiçekli oğlu İsmail

Hane 5- Balada muharrer pederi ile vergisi ve emlakı birlik Çiçekli oğlu Mehmed

Hane 6-Tahtacı Çiçekli oğlu Ramazan

Hane 7-Ziraatçi Koca Ali oğlu Veli

Hane 8-Asakir-i nizamiyeden Koca Al, oğlu Mustafanın oğlu Hasan

Hane 9-Tahtacı Ak Hasan oğlu Ak Hasan

Hane 10-Tahtacı Timurcu oğlu Köse Ali

Hane 11-Amelmande Ömer oğlu Mustafa

CHP’de Birlik Mesajı: İmzalar Teslim Edildi
CHP’de Birlik Mesajı: İmzalar Teslim Edildi
İçeriği Görüntüle

Hane 12-Tahtacı İbad oğlu İbrahim

Hane 13-Tahtacı Ceyb Hasan oğlu Ramazan

Hane 14-Tahtacı Ceyb Hasan oğlu Mehmed

Hane 15-Tahtacı Pankaroz oğlu Hüseyin

Hane 16-Ziraatçi Güllü oğlu Mehmed

Hane 17-Ziraatçi Fevzi oğlu Mehmed

Hane 18-Hatabcı Fevzi oğlu Osman

Hane 19-Tahtacı Çiçekli oğlu Halil

Hane 20-Tahtacı Acur oğlu Mustafa

Hane 21-Asakir-i nizamiyeden Kara Osman oğlu Ali

Hane 22-Tahtacı İsmail oğlu Topal Ahmed

Hane 23-Talebe-i ulumdan Monla İbrahim oğlu Mehmed

Hane 24-Alil(hasta) ve seeleden(dilenci) Resil oğlu Mehmed

Hane 25-Ziraatçi Mehmed oğlu Uzun Ali

Hane 26-Tahtacı Uzun Ali oğlu Ahmed

Hane 27-Tahtacı Timurcu oğlu Bayram

Hane 28-Tahtacı Hüseyin oğlu Afşarlı Mehmed

Hane 29-Tahtacı Acur oğlu Ahmed

Hane 30-Amele Abdullah oğlu Ali

Tahtacı Hanesinde dahil Öğey oğlu Mehmed

Hane 31-Tekaüd tahtacı Dostu oğlu Mustafa

Hane 32-Çoban Timurcu oğlu Nabi

Hane 33-Mahnun Okur? Oğlu Osman

Hane 34-Tahtacı Çiçekli oğlu İbrahim

Hane 35-Tahtacı Yamak oğlu Himmet

Eğirdir Anamas Köy Tarihleri Kitabımdan kısa alıntıdır.

Bekir MANAV 20.11.2025

yazı görseli olabilir

Muhabir: Haber Merkezi