visitor analyticsvisitor analytics
21 Temmuz 2017 Cuma 05:43

İNGİLİZ SANATÇI ARADIĞI CENNETİ EĞİRDİR’DE BULDU

İNGİLİZ SANATÇI ARADIĞI CENNETİ EĞİRDİR’DE BULDU
01 Temmuz 2017 Cumartesi 14:33

İNGİLİZ SANATÇI ARADIĞI CENNETİ EĞİRDİR’DE BULDU

İsviçre’nin dağları, İtalya’nın gölleri, Yeni Zelanda’nın ormanlarını bir arada görebileceğiniz yeryüzü cenneti Eğirdir, her şeye rağmen insana karşı ama insan için zamana direniyor…

Türkiye bunaltıcı sıcaklarla boğuşuyor. Sıcaklık kimi yerlerde gölgede 40 derecenin üstünde. Ege ve Akdeniz sahilleri ise serinlemek umuduyla denize koşan insanları ağırlıyor. Bu kavurucu sıcakların ortasında şöyle püfür püfür rüzgarı olan, gündüzleri serin sularında yüzüp, geceleri de yorgansız uyuyamayacağınız bir yer arıyorsanız, rotanızı bir an önce Eğirdir’e çevirmelisiniz.

Isparta’ya bağlı bir ilçe olan Eğirdir, Göller Bölgesi’nin kalbi konumunda. Ancak neolitik dönemden bu yana kesintisiz yerleşimlere sahne olan Eğirdir’in güzellikleri yalnızca yedi renkli gölüyle sınırlı değil.Görkemli dağları, sedir, ardıç ve kara çamlarla kaplı ormanlarına dünyanın tek kasnak meşesi ormanı da eklenince bölge gerçek bir botanik cennetine dönüşüyor.

LUWİ’LERDEN SELÇUKLU’YA UZANAN ZENGİN TARİHİ COĞRAFYA

Hitit, Luwi, Arzava, Frig, Lidya, Psidya, Roma, Bizans,Selçuklu, Hamitoğulları ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan Eğirdir ve çevresindeki kültür mirası, ziyaretçilerini binlerce yıllık bir zaman yolculuğunun içine çekiyor. Coğrafyanın sağladığı olanaklarla Anadolu’nun batısında görkemli uygarlık yaratan Lidyalıların ünlü kralı Kroissos tarafından, İ.Ö. IV. yüzyılda yaptırıldığı söylenen Eğirdir Kalesi’ne, Selçuklu sultanlarının yaptırdığı kervansaraylar eşlik ediyor.

IHLAMUR KOKAN DAR SOKAKLARDA ZAMANA DİRENEN BİR ADA

Mübadeleye kadar Türkçe konuşan zanaatkar Rumlarla Müslüman kayıkçıların bir arada yaşadığı, gölün içindeki Nis Adası, bitişiğinde yer alan ve tarihi kayıtlarda üzüm bağlarıyla kaplı olduğu belirtilen Can Ada, bugün Eğirdir’in turistik mekanlarının bulunduğu birer tatil ve dinlence merkezi niteliğinde. Ihlamur, karadut, vişne, kiraz ve kayısı ağaçlarının şenlendirdiği dar sokaklarında hala tarihi dokunun canlılığını koruduğu Nis Adası’nda bir zamanlar binlerce kişi yaşıyormuş. Bugün ana kara ile birleştirilen ve ‘Yeşil ada’ olarak anılan ada, Eğirdir’in sırtını yasladığı Sivridağ’dan bakıldığında, göle doğru uzanan bir el gibi duruyor.

İBNİ BATUTA’DAN P. LUCAS’A GEZGİNLERİN UĞRAK YERİNDE BİR İNGİLİZ

Ibni Batuta’nın 1329’da ziyaret ettiği Eğirdir, zaman içinde Katip Çelebi’den P. Lucas’a onlarca gezgini ağırladı. Coğrafyanın tarihi,tarihin de kültürü biçimlendirdiği Eğirdir’in zamana direnen dokusunu keşfedenlerden biri de İngiliz seramik sanatçısı ve ressam Carla Watson Smith…

‘PEK ÇOK ÜLKEYİ GÖRDÜM, EĞİRDİR DÜNYADAKİ EN FAVORİ YERİM’

66 yaşındaki Smith, Eğirdir’i ilk kez 2009 yılında görmüş.Bundan sonrasını ise şöyle anlatıyor: “2009 yılında arkadaşlarımla büyük bir Türkiye turu yapmıştık. İstanbul’dan başlayıp bir çok yeri gezdik. Eğirdir’e de ilk kez o zaman geldik ve sadece bir gece kalmıştık. Ama Eğirdir hep aklımda kaldı… Daha sonra 2011 yılında itibaren düzenli olarak Türkiye’ye gidip gelmeye başladım. Dünyanın pek çok ülkesini gezdim. En son Yunanistan’da bulundum ama orada yapamadım, Türkiye’ye geri geldim. Eğirdir, bütün dünyadaki en favori yer benim için.”

‘EN KÜÇÜK KÖYE BİLE GİTSENİZ NEY İ VARSA PAYLAŞIYORLAR’

Türk insanının çok misafirperver ve dost canlısı olduğunu söyleyen Watson, doğa yürüyüşleri sırasında Manavgat’ın bir köyünde karşılaştığı ve onu mütevazı sofrasına davet eden köylüden çok etkilenmiş.Duvarında o köylünün fotoğrafını gösteriyor. “En küçük köye bile gitseniz size neyi varsa paylaşır. Para teklif edilse bile almazlar. Bu Türklerin geleneği”diyor gözlerinin içi gülerek.

‘BURADA YARDIM ETMEKTEN ZEVK ALIYORUM’

Carla Watson Smith ile Eğirdir’in turizm gönüllülerinden biri olan İbrahim Ağartan’ın işlettiği Charliys Pansiyon’da konuşuyoruz.Eğirdir’in tarihi dokusunu barındıran Kale Mahallesi’ndeki pansiyonda yaşamaya başlamış. Pansiyona ücret ödemiyor ancak mutfaktan odaların düzenine kadar sabahtan akşama pansiyonun işleriyle ilgileniyor ve karşılığında da hiçbir ücret almıyor. “Burada yardım etmekten zevk alıyorum” diyor.

FRANSIZ BULAŞIK YIKIYOR, SİNGAPURLU MASALARI TEMİZLİYOR

Biz sohbet ederken gülümseyerek bir yürüyüş grubunun masasını silen genç bir Fransız turist dikkatimizi çekiyor. Az sonra mutfağa geçip bulaşıkları yıkamaya koyuluyor. Derken Singapurlu olduğunu öğrendiğimi bir başka genç turist daha içeri girip masalardaki boş tabakları topluyor,ortalığı temizliyor. Birden dünyanın dört bir yanından gelip Göller Bölgesi’nin kalbinde buluşan insanların ortak tutkusunun Eğirdir olduğunun farkına varıyoruz…

‘İNGİLTERE’DEKİ EVİMDE YALNIZDIM, BURADA HER ANI PAYLAŞIYORUM’

Carla gerçek bir sanat ve tarih tutkunu. Modern Türk resminin öncüsü Osman Hamdi Bey’in ünlü ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ adını taşıyan eserini çizip pansiyonun duvarına asmış. Eğirdir adeta Carla’nın yer yüzü cenneti gibi olmuş: “Burada her gün farklı bir manzaraya uyanıyorum. Eğirdir’in güzelliklerinin fotoğraflarını çekip internette paylaştığımda bütün arkadaşlarım hayran oluyorlar. İngiltere’de küçük bir kasabada yaşıyordum.Evime gittiğimde ise yalnızdım. Ama Eğirdir’de günün her anını insanlarla paylaşabiliyorum.”

‘EĞİRDİR YAZI GEÇİRMEK İÇİN İDEAL BİR YER’

Eğirdir’in yazı geçirmek için ideal bir merkez olduğunu söyleyen Smith, “Antalya’daki Türk ve İngiliz arkadaşlarım da yazı geçirmek için buraya geliyor. Burada nem ve sivrisinek yok. Ekim ayına kadar gölde yüzebiliyorsunuz. Antalya aslında yazlık değil, kışlık bir yer” diyor.

‘DOĞAL VE TARİHİ DOKUNUN TAHRİP EDİLMESİ ÇOK ÜZÜCÜ’

Smith, pansiyonda kalan bir grubun memnun ayrılması için herşeyiyle yakından ilgileniyor. Yörenin ürünleriyle enginleşen kahvaltı ve akşam yemeklerinde gözü hep misafirlerinin masalarında. Kitle turizminin insanı yoran ritüelleri ve endüstrileşen mutfağının dışında burada adeta bir aile ortamında dinlenen misafirlerin Japonya, Hollanda, İngiltere, Almanya ve İsviçre gibi 10 farklı ülkeden geldiklerini söyleyen Smith, Eğirdir’de en çok üzüldüğü şeyin tarihi ve doğal dokuya verilen tahribat olduğunu dile getiriyor.

‘TÜRKİYE, İNGİLTERE’NİN 1960’LARDA YAPTIĞI HATAYI TEKRARLIYOR’

Eğirdir’in tarihi evlerle dolu sokaklarını çok sevdiğini anlatan Smith, ülkesi İngiltere’nin 1960’lı yıllarda yaptığı hataların bir benzerinin şimdilerde Türkiye’de yapıldığını ve her yere beton apartmanlar dikildiğini söylüyor: “Eğirdir’deki eski, ahşap ve taş yapılar korunmalı.Hepimizin bu evleri korumak için yardımcı olması gerek. Eski mahallelerdeki kültür çok güzel. Ama yeni yapılan apartman blokları son derece çirkin ve insanları birbirinden ayırıyor. Aynı hata 1960’lı yıllarda İngiltere’de de yapılmıştı. İnsanlar eski evlerini bırakıp devletin desteğiyle yapılan apartmanlara yerleştiler. Ama insanların ilişkileri tamamen bitti.

‘İNGİLTERE 1990’LARDA HATASINI ANLAYIP DEV BLOKLARI YIKTI’

1990’lara gelindiğinde İngiltere devleti yaptığı hatayı anladı ve yapılan bu dev blokları, apartmanları kendi eliyle yıkmaya başladı.İnsanlar da tekrar eski evlerine dönmeyi tercih ettiler. O insanlardan biri de benim annemdi. Yüzlerce yıllık bir evde yaşıyordu ve o yıllarda evini terk etmek istemiyordu. Devlet evinin üzerine modern kaplama yaptırdı ancak 1990’lardan sonra biz bu kaplamaları söküp evi orijinal haline geri döndürdük. İngiltere’nin yıllar önce yaptığı bu hataların şimdi burada da tekrarlandığını görmek çok üzücü. İnsanların doğal yaşam alanlarından koparılarak apartmanlara sıkıştırılması çok kötü. Oysa buradaki eski mahallelerde bulunan küçük ve bahçeli evler inanılmaz güzeller.”

‘TAŞ OCAKLARININ TOZLARINI MEYVE BAHÇELERİNDE GÖRMEK ÜZÜCÜ’

Kale Mahallesi’nde pansiyonun bulunduğu dar sokağın her yerini çiçeklerle donatmış Smith. Fesleğenler, kadife çiçekleri ve çoğu yöredeki eski evlerin bahçelerini süsleyen onlarca çiçek. Eğirdir’in onda yarattığı heyecanı o da yaşadığı sokağa geri veriyor. Doğayı bu kadar çok seven Smith’in Eğirdir’de üzüldüğü bir diğer konu ise gölün çevresindeki dağları delik deşik eden mermer ocakları. “Bu kadar güzel bir doğanın tahrip edilmesini aklım almıyor” diyor. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde su havzalarında taş ya da mineral ocağı açılmasına izin verilmediğini söyleyen Smith, “Buradaki taş ocaklarının tozlarını meyve bahçelerinin üzerinde görmek son derece üzücü. Bunu gerçekten anlayamıyorum” diyor.

KİMYA ÖĞRENCİSİ FRANSIZ GEZGİN EĞİRDİR’İ TESADÜFEN BULMUŞ

Carla misafirlerini uğurlarken biz de az önce masaları temizleyip, bulaşıkları yıkayan 19 yaşındaki Fransız öğrenci Nils Devynck’le konuşuyoruz. İngiltere’de kimya eğitimi aldığını anlatan Devynck, üç dört gündür Eğirdir’de olduğunu söylüyor. Charlys Pansiyon’la yolunun nasıl kesiştiğini ise bakın nasıl anlatıyor:

 ‘IŞIĞIN GÖLE VURMASI VE GÖLÜN RENGİNİN DEĞİŞMESİ İNANILMAZ’

“Türkiye’ye ilk ke geldim. Öncelikle Antalya’ya gittim.Amacım yürüyüş yapmaktı. Ancak Antalya’da telefonum dahil tüm eşyalarım çalındı. Bu sırada bir aile ile tanıştım. Bana Eğirdir’e gittiklerini istersem onlarla gelebileceğimi söylediler. Ben de atlayıp buraya geldim. Dört beş gündür buradayım. Pansiyonu tesadüfen buldum ve günde bir iki saat yardım etme karşılığında burada kalıyorum. Yatak ve yemek veriyorlar. Aynı zamanda çevrede yürüyüşler ve tatilimi yapıyorum. Eğirdir’de ışığın göle vurması ve gölün renginin sürekli değişmesi çok inanılmaz. Manzara sürekli değişiyor burada.Antalya çok turistik bir yerdi, Eğirdir’i daha doğal ve güzel buldum.”

SİNGAPURLU DANK’IN TEK İŞİ GEZMEK, GÖRMEK VE ANLAMAK

Dünyanın dört bir yanından gelen gezginlere ev sahipliği yapan Eğirdir’deki Charlys Pansiyon’un bir diğer konuğu da Singapurlu gezgin Dank Ong. 35 yaşında olduğunu söyleyen Dank, tek amacının gezmek olduğunu ve buraya uluslararası bir iş ve tatil programı olan ‘Work and Travel’ kapsamında geldiğini dile getiriyor.

ADANALI MÜSLÜM ÖĞRENCİ OLARAK GELDİ, EĞİRDİRLİ OLDU

Turistik işletmelerde yardım karşılığı ücretsiz tatil yapmayı sağlayan bu program kapsamında birkaç gün sonra Arjantin’den de bir gezgin bekleyen Charliys Pansiyon’un gözü kulağı olan Müslüm Akkoç’un öyküsü de gezginlerden farklı değil. Aslen Adanalı olduğunu söyleyen Müslüm Akkoç, yıllar önce üniversite eğitimi almak için geldiği Eğirdir’den çok etkilenmiş ve bilgisayar programcılığı eğitimini tamamladıktan sonra bir daha da geriye dönmemiş.

Pansiyonun aşçılığını da yapan Dudu Ağaçbacak’ın yemekleri ise tüm misafirlerin vazgeçilmezleri arasında. Aslen Antalya Korkuteli kökenli olduğunu söyleyen Dudu Hanım, Eğirdir’i çok sevdiğini ve burada yaşamaktan mutlu olduğunu dile getiriyor.

EĞİRDİR’DE İSVİÇRE’NİN DAĞLARI, İTALYA’NIN GÖLLERİ BİR ARADA

“Buranın coğrafyası muhteşem. Adana’dan sonra böyle serin bir yerde yaşamak çok güzel” diyen 30 yaşındaki Müslüm Akkoç da öyküsünü şöyle anlatıyor: “Burada öğrenciyken pansiyonun işletmecisi olan İbrahim Bey ile tanıştım. Ardından da burada kalmaya karar verdim ve pansiyonda çalışmaya başladım. 12 yıldır da Eğirdir’de yaşıyorum. Burada istediğini her şeyi bulabiliyorsunuz. Yazı ayrı güzel, baharı, kışı ayrı güzel. Doğa yürüyüşlerinden kayağa, tarihi yerlerden inanç turizmine kadar pek çok şeyi bulabiliyor gelen ziyaretçiler. Eğirdir’in ziyaretçileri daha çok arkadaş tavsiyesiyle geliyor. Burası St. Paul Yolu’nun önemli duraklarından biri. Kent,göle en hakim noktada kurulmuş, gölün içinde yaşayabiliyorsunuz. Sagalassos,Adada ve Psidia Antiokyası gibi antik kentlerin ortasında bir konumda olan Eğirdir’in konaklama olanakları bölgeye gelen ziyaretçileri çekiyor. Son yıllarda bölgede gelişen gül ve lavanta tarlalarını ziyaret edenler de Eğirdir’e geliyor. Burada İsviçre’nin Alplerini, İtalya’nın göllerini ve Yeni Zelanda’nın zümrüt ormanlarını aynı anda görebileceğiniz bir coğrafya var.”

YAVAŞ ŞEHİR AĞINA EKLENEN EĞİRDİR, YENİDEN CENNET-ABA DOLABİLİR

İtalya’da başlayan ve yerel kültürün üretimiyle birlikte korunarak yaşamasını amaçlayan Citta Slow (Yavaş Şehir) ağına geçtiğimiz yıl eklenen Eğirdir, Yalvaç’ın ardından Isparta’nın ikinci Yavaş Şehri oldu. Ancakkentin bu konuda atması gereken daha çok adım olduğu görünüyor. 14. Yüzyılda Eğirdir’i ziyaret eden İbni Batuta’nın övgüyle söz ettiği göl üzerindeki kayıklı taşımacılık, ilerleyen yüzyıllarda bölgeyi gezen pek çok seyyahın da dikkatini çekmiş. Özellikle Adalar ve gölün doğusundaki gelişmişi bağcılık,geçmişte Eğirdir’in ‘Cennet-abad’ olarak anılmasını sağlamış. Bugün elma başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli meyvecilik merkezlerinden biri olan Eğirdir,bir zamanlar yitirdiği ıstakozlarını da yavaş yavaş geri kazanmaya çalışıyor.Yavaş Şehir ağına eklenen kentin, doğal değerleriyle birlikte tarihi kentsel kimliğini de koruyarak yerel tatları ve göl yüzlü insanlarıyla yeniden‘Cennet-abad’ olarak anılmaması için hiç bir neden yok…

ODA TV- YUSUF YAVUZ

 

ah carla

yumurta adam
02 Temmuz 2017 Pazar 12:28

AH CARLA BİRDE PATLICAN YEMEKLERİNİ YAPABİLSEN SENİN YÜZÜNDEN SENELERDİR PATLICAN YEMİYORUM

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

Bı yanlışlık olmasın??!!
02 Temmuz 2017 Pazar 00:43

Gıt bırkaç eğirdırlıyle ahbaplık yap bakalım, yone aynı şeyı saçmalıycak mısın?? Ne içtın sen deyze? Kafan ıyı mı?

75 Beğendim
1 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

Lütfen Dikkat: Bu sitedeki içeriklere yapılan yorum ve düşünceler tamamıyla yorum sahiplerine aittir. Sitemiz yapılan yorumlardan sorumlu tutulamaz.

DİĞER HABERLER

EGE BÖLGESİNDEKİ DEPREM ISPARTA'DA HİSSEDİLDİ

EGE BÖLGESİNDEKİ DEPREM ISPARTA'DA HİSSEDİLDİ

EGE BÖLGESİNDEKİ DEPREM ISPARTA'DA HİSSEDİLDİ

ISPARTA'DA YOLCU OTOBÜSÜ TRAKTÖRE ARKADAN ÇARPTI

ISPARTA'DA YOLCU OTOBÜSÜ TRAKTÖRE ARKADAN ÇARPTI

ISPARTA'DA YOLCU OTOBÜSÜ TRAKTÖRE ARKADAN ÇARPTI

ISPARTA’DA 1 MİLYON 650 BİN METREKARE YEŞİL ALAN BULUNUYOR

ISPARTA’DA 1 MİLYON 650 BİN  METREKARE YEŞİL ALAN BULUNUYOR

ISPARTA’DA 1 MİLYON 650 BİN METREKARE YEŞİL ALAN BULUNUYOR

VALİ GÜNAYDIN’DAN YENİ MÜJDE

VALİ GÜNAYDIN’DAN YENİ MÜJDE

VALİ GÜNAYDIN’DAN YENİ MÜJDE

ŞOK EDEN İNTİHAR 5 KATTAN ATLADI

ŞOK EDEN İNTİHAR 5 KATTAN ATLADI

ŞOK EDEN İNTİHAR 5 KATTAN ATLADI

ORGAN NAKLİ BEKLERKEN BİRBİRLERİNE AŞIK OLDULAR

ORGAN NAKLİ BEKLERKEN BİRBİRLERİNE AŞIK OLDULAR

ORGAN NAKLİ BEKLERKEN BİRBİRLERİNE AŞIK OLDULAR

ÇOK OKUNANLAR

ÖNE ÇIKANLAR

SONRAKİ HABER

ÇALIŞMALAR HEDEFLEDİĞİMİZ SÜRE İÇERİSİNDE BİTİRİLECEK

ÇALIŞMALAR HEDEFLEDİĞİMİZ SÜRE İÇERİSİNDE BİTİRİLECEK