18 Kasım 2017 Cumartesi

  • 3,875 TL
  • 4,571 TL
  • 161,11 TL
  • 106.239
ISPARTA
BANYODA ZEHİRLENEREK ÖLDÜ

BANYODA ZEHİRLENEREK ÖLDÜ

VAKTİ GELDİ DEDİ DÜKKANA NOT YAZARAK VEDA ETTİ

VAKTİ GELDİ DEDİ DÜKKANA NOT YAZARAK VEDA ETTİ

LİTERATÜRDE TEDAVİSİ ZOR BİR HASTALIĞA YAKALANDI

LİTERATÜRDE TEDAVİSİ ZOR BİR HASTALIĞA YAKALANDI

ISPARTA'DA ŞEHİT ANNESİNE SON GÖREV

ISPARTA'DA ŞEHİT ANNESİNE SON GÖREV

15 TEMMUZ GAZİSİNDEN İDAM TALEBİ

15 TEMMUZ GAZİSİNDEN İDAM TALEBİ

Isparta

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeki direnişi sırasında ayağından yaralanan, 4 ameliyat geçiren ve 10 aydır tedavi gören Gazi Burak Kocabaş, sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyelerinin idamla cezalandırılmasını istiyor.

 Darbe girişimi sonrası 38 kişilik ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyeleri ile birlikte 221 sanık ‘FETÖ Genelkurmay çatı davasında sanıkla ilk kez hakim karşısına çıktı. Yargılama 5 gündür sürüyor.

Darbe girişiminin çatı davası olarak bilinen söz konusu davanın duruşmaları devam ederken, davanın sanıklarına bir tepki de Isparta’dan geldi. 15 Temmuz Gazisi 18 yaşındaki Burak Kocabaş, sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyelerinin idamla cezalandırılmasını istedi.

“TEDAVİM HALÂ SÜRÜYOR”

Isparta’da Karaağaç Mahallesindeki Babasının evinde ikametine devam eden Gazi Burak Kocabaş, Heybeliada Deniz Lisesi’nden mezun olduğu gün 15 Temmuz darbe girişimi olayının olduğunu ve bu hain darbe girişimine karşı koymak için vatandaşlarla sokağa çıktığını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeki direnişi sırasında darbeci askerlerin kurşunuyla ayağından yaralandığını söyledi.

“DEDEM,‘SAKIN DIŞARI ÇIKMAYIN KÖPRÜLERİ TUTMUŞLAR’ DEDİ”

Darbe gecesi yaşadıklarını anlatan Gazi Kocabaş; “Hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz günü Heybeliada Deniz Lisesinde mezuniyet töreni düzenlenmiş ve bu törene ailemde katılmıştı. Mezuniyet törenin ardından Deniz Harp Okuluna giderek kayıt yaptırdık. Kaydın ardından ailem ile birlikte İstanbul’daki akrabamızın evlerine gittik. Akşam saatlerinde babam kaldığımız akrabamızın evinin üzerinde dolaşan uçak ve helikopterleri fark etti. Ancak, biz bunu terör operasyonu zannetmiştik. O gece Isparta’ya dönmeyi düşünüyorduk. Fakat Isparta’daki dedem babamı arayarak ‘çıkmayın köprüleri tutmuşlar’ dedi. İşte o andan itibaren açtığımız televizyon görüntülerinde ülkede darbe girişiminin gerçekleştiğini anladık.

“CUMHURBAŞKANIMIZIN SÖZÜ ÜZERİNE HEMEN SOKAĞA ÇIKTIK”

Televizyonda bir süre sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını dinledik ve sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Vatandaşları meydanlara davet ediyorum’ demesi ile abimle birlikte sokağa çıkmaya karar verdik. İlk olarak aklıma Suriye geldi.Suriye’de olanlar geldi. Gidecek yerimiz yoktu. Aklıma ‘Türk boyun eğmez,gerekirse şerefli şekilde ölür’ gibi sözler geldi. Abime ‘gel çıkalım, evde oturup bunları mı izleyeceğiz. En azından bir katkımız olur’ dedim. Bunun üzerine abimle birlikte dışarı çıktık. İlk olarak Sultanahmet Meydanı’na gittik. Daha sonra babam beni arayarak kendilerinin de çıktığını ve Vatan Caddesi’nde olduklarını söyledi. Babam ve eniştem ile Aksaray Köprüsü yakınında buluştuk ve Vatan Caddesi’ne gitme kararı aldık.

“ASKERLERLE KONUŞMAK İSTEDİM ÜZERİMİZE ATEŞ AÇTILAR”

Oradan gelen bir grup bize Vatan Caddesi’nde sıkıntının olmadığını ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önüne gidilmesi gerektiğini söylediler. Bunun üzerine abim, babam ve eniştemle birlikte belediye önüne gittik. Oraya vardığımızda havaya ateş açan askerleri gördük ve onlarla konuşmak için askerlerin yanlarına doğru yürümeye başladık. Ancak, hain darbeci askerler o anda üzerimize doğru ateş ettiler ve herkes yere yattı. Ben yine yürümeye devam ettim. Çünkü onlarla konuşmayı kafama koymuştum. Askeriyede bize öğretilen sivil halkı korumaktı Yürümeye başladıktan sonra 1-2 saniye sonra ben de ayağıma gelen G  3 mermisi nedeniyle yaralandım ve yere düştüm. O anda abim ve babam farklı yerlerdeydi. Tanımadığım 4 kişi beni alarak bölgenin hemen yanındaki özel bir hastaneye götürdüler. İlk müdahale orada yapıldı. O an hastane ortamı çok farklıydı. Dakika başı hasta geliyordu. Yerler kanlı idi ve insanlar bağırıyordu. Kısacası çok kötü bir durum vardı. Hastaneye geldikten 15 dakika sonra benden daha ağır yaralılar gelmeye başladı.

“HASTANEDE ORTALIK KAN – REVAN İÇİNDEYDİ”

Ben gözümle kafası parçalanmış, suratı kan içerisinde olan insanlar gördüm. Daha sonra oradaki hemşireler ‘Daha ağır yaralılar. Onlarla ilgilenmemiz lazım’diyerek beni başka bir hastaneye sevk edeceklerini söylediler. Sevk için hastanenin acil servisine indiğimde oradaki mermerlerin tamamının kandan adeta kırmızıya büründüğünü gördüm. Çıktık ambulansların camları kırık, tekerleri patlak, ambulanslar çalışmıyor, sivil vatandaşlar kendi araçlarıyla getir –götür yapıyordu.  Beni de bir araç aldı ve Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü. Hastanede ayağımdan dört büyük ameliyat oldum ve 52 gün hastanede tedavi gördüm. 7 Eylül’de taburcu edildim ve ardından Isparta’ya geldim” dedi.

“MOBESE GÖRÜNTÜLERİNDE KENDİMİ GÖRDÜM”

Darbe gecesinde kendisinin olduğu alanda MOBESE’ye yansıyan görüntüleri daha yeni izlediğini ve kendisinin 4 kişi tarafından nasıl taşındığını görüntülerde gördüğünü ifade eden Kocabaş; “O gece yaşananlar inşallah bir daha yaşanmaz.İnşallah o kalkışmayı yapanlar Allah’tan cezasını bulur.” diyen Kocabaş, ” O geceden sonra millet olarak güçlenmiş olduk. Orada Kürt kardeşlerimiz de vardı,inanmazsınız Suriyeli vatandaşlar da vardı. Hatta baba – oğul şehit olanlar davar. Allah’a şükür böyle bir darbe girişiminden kurtulduk. Allah bu millete böyle bir şey yaşatmaz inşallah” dedi.

“İDAM ŞART”

15Temmuz Gazisi Burak Kocabaş, FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında,Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili, sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’üyelerinin de aralarında bulunduğu 221 sanık hakkında açılan davanın Pazartesi günden itibaren görülmeye başlandığını vurgulayarak, suçluların en ağır cezaya çarptırılması gerektiğini söyledi. Kocabaş; “Söz konusu vatansa bunun üzerinde hiçbir şey yoktur. Bunlar idam edilmeli. İdam şart. Onca şehidimiz ve hayatı kararan gazilerimiz var. İdamın haricinde verilen tüm cezaları yetersiz buluyorum.

“BUGÜN OLSA YİNE AYNI ŞEYİ YAPARDIM”

Ben Isparta’ya geldikten sonra sağ olsunlar devlet büyüklerimiz ve çevremizdeki insanlar bizimle yakından ilgilendi. Bu beni son derece mutlu etti. Bir daha böyle bir şey olsa yine sokağa çıkardım. Gaziyim, mutlu ve gururluyum. İyi ki o gece darbeye karşı çıkmak için sokağa çıkmışım diyorum. Bana bu fırsatı verdiği için Allah’a şükrediyorum.

“BUGÜNRAHAT YAŞIYORSAK 250 ŞEHİT VE 2 BİN 198 GAZİ SAYESİNDEDİR”

Bilindiği gibi, İstanbul’da 15 Temmuz çatı davası geçtiğimiz Pazartesi günü başladı.İstanbul’da toplam 89 şehit ve 685 Gazinin olduğu hain darbe girişim mahkemesinin takipçisi olacağız. Adalet yerini bulacak inşallah siz rahat olun.Allah sizlerden razı olsun. Biz bugün rahatlıkla yaşıyorsak 250 şehidimiz ve 2 bin 198 Gazimiz sayesindedir.

“ÖNCE VATAN, GERİSİ TEFERRUAT”

Darbe girişimini duyduğunda ağlamaya başladığını ve olayın doğru olduğunu tam olarak öğrendikten sonra bu hainlere karşı vatanımızı korumak ve onlara koyabilmek için hemen sokağa çıktım. İşte, bu sürecin bizzat içinde olan ve yaşananları damarlarına kadar hisseden birisi olarak, geçtiğimiz Pazartesi günü başlayan ve halen devam eden darbe girişimi sonrası 38 kişilik ‘Yurtta Sulh Konseyi’üyeleri ile birlikte 221 sanık ‘FETÖ Genelkurmay çatı davasında yargılanan sanıkların en ağır cezaya çarptırılmalarını, kısacası idam edilmelerini istiyorum” dedi.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

Berna

02 Haziran 2017 Cuma 18:56

Güneydoğu gazilerimizin de 15 temmuz gazileri kadar itibar görmesi gerekli. Gaziler yada şehitler arasında böyle bir ayrımcılık olamaz.

Serdar

02 Haziran 2017 Cuma 11:05

İdam işi biraz zor ama hak ettikleri ceza yı alacaklar umudundayız ,inşallah

Muhittin BAŞ

02 Haziran 2017 Cuma 15:07

Biz Atatürkçüler bu fetoya, feto derken AKP'li arkadaşlar bize saldırırdı. Bırakın siz Yurtta Sulh üyelerini falan, bu Fetoyu kim besledi kim büyüttü. Biraz beynimizi kull****ım lütfen

kamil

02 Haziran 2017 Cuma 12:51

bende katılıyorum ama psikoloklar aynı görüşte değil .millet kendi işini kendi görüyor. mü karabulut davası gibi içeride hallettiler. ateş düştüğü yeri yakar

DİĞER HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR