23 Eylül 2017 Cumartesi

  • 3,495 TL
  • 4,178 TL
  • 146,14 TL
  • 104.123
ISPARTA 25°
YURT FİYATINA SAHİBİNDEN KOMİSYONSUZ APARTLAR!

YURT FİYATINA SAHİBİNDEN KOMİSYONSUZ APARTLAR!

1 Kişi Tutuklandı, 1 Kişi Aranıyor

1 Kişi Tutuklandı, 1 Kişi Aranıyor

KIZLARINA CİNSEL İSTİSMARDAN TUTUKLANDI

KIZLARINA CİNSEL İSTİSMARDAN TUTUKLANDI

BELEDİYE BAŞKANININ DİKKATİ YOLSUZLUĞU ORTAYA ÇIKARDI

BELEDİYE BAŞKANININ DİKKATİ YOLSUZLUĞU ORTAYA ÇIKARDI

SENDİKALARIN YALAN KAVGASI DEVAM EDİYOR...

Eğitim Bir Sen Şube Başkanı İhsan Arıcı, Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Balaban'ı yalancılıkla suçladı. Geçtiğimiz gün basın toplantısı yapan Ali Balaban, Toplu Sözleşme görüşmelerinde Memur Sen temsilcisi Aydın Başbuğ'un 4+4'e lehte oy verdiğini ileri sürmüştü. Arıcı'da düh yaptığı açıklamada, toplu sözleşme görüşmelerinin imza metinlerini basına dağıttı.

Eğitim

İlk defa yapılan toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini gözeterek, onlar adına daha iyi kazanımlar elde etmek için mücadele verirken, Türk Eğitim-Sen, hükümeti köşeye sıkıştıracak söylem ve eylemler yerine enerjisini Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen üzerinden kirli bir propaganda yürüterek harcamıştır.

Bu süreçte her türlü yalan ve manipülasyona başvuran malum sendika, son olarak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nda yapılan oylama sonucunda Memur-Sen temsilcisi akademisyen Doç. Dr. Aydın Başbuğ’un lehte oy vermesiyle 2012 yılında memura 4+4, ikinci yıl için ise 3+3 oranında zam yapılması kararı alındığı yalanını yaymaya başlamıştır. Oysa diğer konfederasyonlarla birlikte Memur-Sen temsilcileri ve Memur-Sen tarafından hakem kuruluna aday gösterilen akademisyen üye de karara karşı muhalefet şerhi düşmüştür. Ama Kamu-Sen, kirli bilgi üreterek, Memur-Sen’in 7’ye karşı 4 oyla kararı imzalandığını kamuoyuna duyurmuştur. Ancak, yalancının mumu gece saat 01.58’de sönmüştür. Eğitim-Bir-Sen olarak, ‘Ek ödeme yoksa, imza da yok’ diyerek mutabakat metnini imzalamadık. Sendikacılık anlayışlarını ve stratejilerini yalan, kışkırtma ve çarpıtma üzerine bina eden Türk Eğitim-Sen, toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde de aynı ilkelerini(!) tatbik etmiştir. Dertlerinin, eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm bulmak olmadığı, bu süreçte Kamu İşveren Heyeti’ne yöneltmeleri gereken tepkiyi Memur-Sen’i ve Eğitim-Bir-Sen’i zor durumda bırakacak yalan ve çarpıtma içerikli bir strateji yürütmeleriyle çok net olarak ortaya çıkmıştır. Memur-Sen’in ve Eğitim-Bir-Sen’in genel yetkili sendika olmasını içine sindiremeyen bu sendika görünümlü oluşum, memurların çıkarlarını gözetmek yerine, gerçek dışı bilgileri üyelerine mesaj atarak, alanda bilgi kirliliği oluşturma gayreti içerisine girmiştir. Malum sendikanın üyeleri bu duruma tepki göstermediği sürece yalana ortak olmuş olacaktır. Fazla söze gerek yok. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR